Dünyanın farklı noktalarında görülen sıra dışı bir mantar türü, bilim dünyasının dikkatini çekmeye devam ediyor. Özellikle Çin’in güneybatısında yer alan Yunnan eyaletinde sıkça tüketilen Lanmaoa asiatica adlı mantarın, insanlarda neredeyse birebir aynı halüsinasyonlara neden olduğu belirlendi. Bu durum, hem yerel sağlık kurumlarının hem de uluslararası araştırmacıların ilgisini çekmiş durumda.
Yunnan’daki hastaneler, her yıl benzer şikâyetlerle başvuran yüzlerce vakayla karşılaşıyor. Hastalar, kapı altlarından geçen, duvarlara tırmanan ve mobilyaların üzerinde dolaşan küçük, elf benzeri figürler gördüklerini ifade ediyor. Bu halüsinasyonların ortak noktası ise aynı mantarın tüketilmesi.
LANMAOA ASIATICA VE ORTAK BELİRTİLER
Uzmanlara göre Lanmaoa asiatica, çam ağaçlarıyla simbiyotik ilişki kuran ve bölge mutfağında yaygın olarak kullanılan bir mantar türü. Özellikle yaz aylarında pazarlarda ve restoranlarda yoğun şekilde tüketilen bu mantar, yeterince pişirilmediğinde güçlü algı değişikliklerine yol açabiliyor.
Yapılan gözlemlerde, bu mantarı tüketen kişilerin büyük bir bölümünün benzer görsel algılar yaşaması dikkat çekiyor. Halüsinasyonların çoğunlukla “küçük insancıklar” şeklinde tarif edilmesi, vakalar arasındaki çarpıcı benzerliği ortaya koyuyor.
BİLİM İNSANLARI GİZEMİN PEŞİNDE
ABD’de Utah Üniversitesi ve Utah Doğa Tarihi Müzesi’nde çalışmalar yürüten biyoloji araştırmacısı Colin Domnauer, bu mantarın etkilerini detaylı şekilde inceleyen isimler arasında yer alıyor. Domnauer, Lanmaoa asiatica’nın neden bu kadar tutarlı halüsinasyonlara yol açtığını anlamaya çalışıyor.
Araştırmalarda, mantardan elde edilen özütlerin deney hayvanlarında da benzer davranış değişikliklerine neden olduğu gözlemlendi. Bu durum, etkinin yalnızca kültürel ya da psikolojik değil, biyokimyasal bir temele dayandığını düşündürüyor.
FARKLI ÜLKELERDE AYNI ETKİ
Yapılan genetik incelemeler, Çin dışında Filipinler ve Papua Yeni Gine’de görülen benzer vakaların da aynı mantar türüyle ilişkili olabileceğini ortaya koydu. Bu bölgelerdeki mantarların görünüm olarak farklılık göstermesine rağmen genetik olarak aynı tür olduğu tespit edildi.
Araştırmacılar, bu durumun evrimsel açıdan son derece ilginç olduğunu ve doğada nadir görülen bir örnek sunduğunu belirtiyor.
BİLİNÇ VE BEYİN ARAŞTIRMALARI İÇİN YENİ KAPI
Bilim insanları, Lanmaoa asiatica’nın içerdiği kimyasal bileşiğin henüz tam olarak tanımlanamadığını ifade ediyor. Ancak bu maddenin bilinen psikedelik bileşiklerden farklı olduğu ve etkilerinin daha uzun sürdüğü belirtiliyor.
Uzmanlara göre bu mantarın incelenmesi, bilinç, algı ve beyin işleyişi hakkında yeni bilgiler sunabilir. Ayrıca, nadir görülen bazı algı bozukluklarının anlaşılmasına ve gelecekte yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor.
Araştırmalar sürerken, uzmanlar özellikle bu mantarın kontrolsüz tüketimine karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor. Lanmaoa asiatica, bilim dünyasında gizemini korumaya devam ediyor.




