Kahramanmaraş’ta kamuoyunu derinden sarsan bebek şiddeti davasında önemli bir gelişme yaşandı. 5 günlük bir bebeğe şiddet uyguladığı iddiasıyla tutuklanan hemşire H.D.B.’nin, olay anlarına ait görüntüler ve bu görüntülere dayalı haberlere erişim engeli getirilmesi yönündeki talebi mahkeme tarafından reddedildi.
MAHKEMEDEN DİKKAT ÇEKEN KARAR
H.D.B.’nin avukatı tarafından Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne yapılan başvuruda, olayın yaklaşık 5 yıl önce yaşandığı, haber niteliğini yitirdiği ve müvekkilinin kişilik haklarının ihlal edildiği ileri sürüldü. Ayrıca sosyal medya üzerinden hakaret ve tehditlere maruz kalındığı gerekçesiyle görüntüler ve haber içerikleri için erişim engeli talep edildi.
Mahkeme, hakaret ve tehdit içeren sosyal medya paylaşımları yönünden sınırlı erişim engeli uygulanmasına karar verirken, haber içerikleri ve olay anına ait görüntüler için yapılan erişim engeli talebini reddetti.
“KAMUOYUNU YAKINDAN İLGİLENDİRİYOR”
Mahkeme kararında, olayın güvenlik kamerası kayıtlarıyla desteklendiği ve savunmasız bir bebeğe yönelik şiddet iddiası içerdiği vurgulandı. Hakim, bu yönüyle olayın kamuoyunu yakından ilgilendirdiğini, yargı sürecinin devam ettiğini ve haberlerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Kararda ayrıca, olayın kamusal bir alanda meydana geldiği ve toplumun haber alma hakkı bulunduğu ifade edilerek, yapılan yayınların kişilik haklarına saldırı olarak değerlendirilemeyeceği kaydedildi.
OLAYIN GEÇMİŞİ
İddiaya göre, Kahramanmaraş Sütçü İmam Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde dünyaya gelen Deniz Esin isimli bebek, 2021 yılında henüz 5 günlükken hemşire H.D.B. tarafından şiddete maruz kaldı. Güvenlik kamerası görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından başlatılan soruşturma kapsamında H.D.B. tutuklandı ve Dinar’da gözaltına alındıktan sonra cezaevine gönderildi.
YARGI SÜRECİ DEVAM EDİYOR
Mahkemenin erişim engeli talebini reddetmesiyle birlikte, olayla ilgili haberlerin ve görüntülerin yayında kalmasının önünde hukuki bir engel kalmadı. Dava süreci kamuoyunun yakın takibi altında devam ederken, verilen karar basın özgürlüğü ve toplumun haber alma hakkı açısından önemli bir emsal olarak değerlendiriliyor.




