Osmangazi ilçesi Dikkaldırım Mahallesi'nde 29 Ekim'de evlerinin bulunduğu sokakta kaldırımda arkadaşıyla oturan Sadi Etkeser İlkokulu 4'üncü sınıf öğrencisi 9 yaşındaki Yusuf Emir Bolat, yanına yaklaşan bir bisikletlinin biber gazlı saldırısına uğradı.

Trabzonspor Futbol Okulu öğrencisi de olan ve üzerinde Trabzonspor forması bulunan Yusuf Emir, hastanedeki bir günlük tedavisinin ardından taburcu edildi.

Güvenlik kameralarınca kaydedilen olayın ardından polis, failin yakalanması için çalışma başlattı. Trabzonspor Kulübü de Yusuf Emir'e yapılan saldırıyı sosyal medya hesaplarından yaptıkları açıklamayla kınadı.

Trabzonspor'un Transferde B Planı Trabzonspor'un Transferde B Planı

Üzerindeki Trabzonspor formasının yaşananlar yüzünden zarar görmesine üzülen Yusuf Emir, AA muhabirine, arkadaşıyla sokakta dondurma yedikleri sırada yanlarına bisikletli birinin geldiğini söyledi.

Bisikletin orta demirinin kırmızı, diğer taraflarının siyah olduğunu belirten Yusuf Emir, "Alnı geniş, saçları uzun biriydi. Adam yanımıza yaklaştı. Cebinden biber gazı çıkardı. Bana 'Trabzonsporlu musun?' diye sordu. Ben de 'Evet' dedim. Sonra bana 'Trabzonspor eziktir' dedi ve cebinden çıkararak biber gazını sıktı. Sonra bisikletiyle gitti. Gözlerime sıktı ve kaçtı." diye konuştu.

Yusuf Emir, Messi hayranı olduğunu, Trabzonspor'u çok sevdiğini ve gelecekte futbolcu olmayı istediğini dile getirdi.

"Yaşadığı korku ve travma Yusuf'ta kalıcı hasar bırakmasın diye pedoloğa götüreceğiz""


Anne Sonay Baş da o gün oğluyla Cumhuriyet'in 100'üncü yıl dönümü kutlamalarına katıldıktan sonra Trabzonspor Futbol Okuluna gittiklerini anlattı.

Oğlunu futbol okuluna kısa süre önce yazdırdığını, ikinci kez antrenmana götürdüğünü aktaran Baş, antrenman bitiminde evlerinin sokağına geldiklerinde oğlunun arkadaşıyla oynamaya başladığını ifade etti.

Bir süre sonra sokakta çığlık seslerini duyduğunu söyleyen Baş, "Çocuğumu bidonlardaki suyla yıkadıklarını gördüm. İlk önce Yusuf'a araba çarptı zannettim. Sonra hemen aşağıya indim. Sonra oğlum bana sarıldı. 'Anne ölüyorum, kurtar beni' falan dedi. Gözünü hiç açamıyordu." ifadesini kullandı.

Baş, o gün Yusuf Emir'e temas eden herkesin biber gazından etkilendiğini belirtti.

Olayı alt komşusunun gördüğünü aktaran Baş, şöyle devam etti:

"Ambulans ekibi geldiğinde de zaten sudan başka hiçbir şey yapılamayacağını söyledi. 29 Ekim kutlamaları olduğu için yoğun trafik vardı. Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesine gittik. Oğlum çok korkmuştu. Orada oğlumu oksijen tüpüne bağladılar ve nabzını düşürmeye çalıştılar. Hastane polisi de tutanak tuttu. Sonra bizi tedavi altına aldılar. Ertesi gün sabaha karşı da taburcu ettiler. Daha sonra polis merkezine giderek şikayetçi olduk. Dün Yusuf tekrar muayene oldu. Tansiyonu ve nabzı normal ama yaşadığı korku ve travma Yusuf'ta kalıcı hasar bırakmasın diye pedoloğa götüreceğiz. Bu olayı atlatmasını umuyoruz. O adam dünyanın en nahif insanına zarar verdiğinin farkında değil. Benim çocuğum kimseye böyle argo kelime bile kullanmaz, hiç bilmez böyle şeyleri. Bizim evimizde hiç yüksek ses yoktur. Yaşadığı korkuyu tahmin edebiliyorum. Ben Yusuf'a bir tık yüksek ses kullandığımda oturup ağlayabilecek potansiyele sahip. Biz kimseye zarar vermedik. İşimizde, gücümüzde burada kendi dünyamızı kurduğum, oğlumla yaşadığım bir evdeyim ben."

Sonay Baş, olayın failini çevrelerinde kimsenin tanımadığını kaydetti.

Kimsenin böyle bir olaya ifade eden Baş, "Olayın güvenlik kamerasını izleyen herkes sinirlendi, üzüldü. O adamın bir an önce yakalanması lazım. Yani benim çocuğumdan ziyade dışarıda kimse güvende değil. Normalde bu saatlerde aşağıda çocuklar olur. Kimse yok, 3 gündür kapıda çocuk yok. Şu ana kadar şüpheli bulunmadı ama polis ekipleri yakalamak için çalışıyor." diye konuştu.

Editör: Hasan Yılmaz