Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 2 Ekim 2026 Cuma günü Türkiye genelindeki camilerde okunacak cuma hutbesi yayımlandı. Bu haftaki hutbenin konusu “Cami ve Sosyal Hayat” olarak belirlendi.
Hutbede camilerin yalnızca ibadet edilen yerler olmadığı, aynı zamanda toplumun birlik ve beraberliğini güçlendiren önemli merkezler olduğu vurgulandı. İslam medeniyetinde camilerin tarih boyunca sosyal hayatın merkezinde yer aldığına dikkat çekildi.
CAMİLER BİRLİK VE BERABERLİĞİN MERKEZİ
Hutbede, camilerin müminleri aynı inanç ve ideal etrafında buluşturduğu ifade edildi. Camilerin kardeşliğin nişanesi, bağımsızlığın sembolü ve imanın hayata yansıdığı kutsal mekânlar olduğu belirtildi.
Toplumdaki birlik ve beraberlik duygusunun güçlendirilmesinde camilerin önemli bir rol üstlendiği kaydedildi.
CAMİLER SADECE İBADET MEKÂNI DEĞİL
Hutbede, İslam medeniyetinde şehirlerin büyük ölçüde camilerin çevresinde şekillendiği hatırlatıldı.
Medrese, kütüphane, çarşı, han ve hamam gibi sosyal yapıların da camilerin çevresinde geliştiği belirtilirken, camilerin geçmişte düğünlerin sevincinin, cenazelerin hüznünün ve ihtiyaç sahiplerinin umudunun paylaşıldığı alanlar olduğu ifade edildi.
BİREYSELLEŞMEYE KARŞI DAYANIŞMA VURGUSU
Günümüzde hızlı kentleşme, dünyevileşme ve bireyselleşmenin sosyal bağları zayıflatabileceğine dikkat çekilen hutbede, camilerin kardeşlik ve dayanışmanın yeniden güçlendirilmesinde önemli bir işlev üstlenebileceği belirtildi.
Hutbede Hz. Muhammed’in, “Saflarınızı düzgün tutun, ayrı durmayın ki kalpleriniz de ayrılmasın…” hadisine de yer verildi.
CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI HATIRLATILDI
Ekim ayının ilk haftasının “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” olarak idrak edildiği hatırlatıldı. Bu yılın temasının da “Cami ve Sosyal Hayat” olduğu belirtildi.
Hafta boyunca düzenlenecek programlarla camilerin sosyal hayatla bağının güçlendirilmesinin amaçlandığı ifade edildi.
Hutbede camilerin çocukların ibadet alışkanlığı kazanabileceği, gençlerin ders halkaları oluşturabileceği ve büyüklerin bir araya gelebileceği sosyal mekânlar olarak değerlendirilmesi gerektiği mesajı verildi.
Hutbenin sonunda geçmişten günümüze din hizmetine katkı sunanlar için rahmet, hayatta olanlar için sağlık ve afiyet temennisinde bulunuldu.




