Samsun'da Kamyonet Çarptı 10 Gün Sonra Hayatını Kaybetti
Samsun'da Kamyonet Çarptı 10 Gün Sonra Hayatını Kaybetti
İçeriği Görüntüle

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan 27 Mart 2026 tarihli Cuma hutbesinde “tevekkül” kavramı ele alındı. Hutbede, Müslümanların hayatın her alanında sorumluluklarını yerine getirdikten sonra Allah’a güvenmeleri gerektiği vurgulandı. Tevekkülün yalnızca Allah’a güvenmek değil, aynı zamanda gerekli tedbirleri almak anlamına geldiği ifade edildi.

TEVEKKÜL ANLAYIŞI ÖNE ÇIKTI

Cuma hutbesinde, İslam dininin temel ilkelerinden biri olan tevekkülün doğru anlaşılması gerektiği belirtildi. Müslümanın, üzerine düşen görevleri yerine getirmeden sadece sonucu Allah’a bırakmasının doğru bir yaklaşım olmadığına dikkat çekildi. Gerçek tevekkülün, insanın sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmesi ve ardından Allah’a güvenmesi olduğu ifade edildi.

Hutbede, tevekkülün; aklı ve iradeyi doğru kullanmayı, sebeplere sarılmayı ve meşru hedefler için çaba göstermeyi kapsadığı anlatıldı. Bu yönüyle tevekkülün pasif bir bekleyiş değil, bilinçli bir gayret süreci olduğu vurgulandı.

GÜNLÜK HAYATTA TEVEKKÜL

Hutbede tevekkül kavramının günlük yaşamda nasıl uygulanması gerektiğine de yer verildi. Bir ebeveynin çocuklarına iyi bir eğitim vermesi ve güzel örnek olması, ardından onların geleceği için Allah’a güvenmesi tevekkül örneklerinden biri olarak gösterildi.

Aynı şekilde gençlerin eğitim hayatlarında gayret göstermeleri, meslek edinmeleri ve ardından başarıyı Allah’tan beklemeleri de tevekkülün bir parçası olarak ifade edildi. Çalışmadan, üretmeden ve emek vermeden başarı beklemenin İslam anlayışıyla bağdaşmadığına dikkat çekildi.

ÇALIŞMA VE SORUMLULUK VURGUSU

Hutbede, tevekkülün tembellik ve sorumluluktan kaçış anlamına gelmediği özellikle vurgulandı. Bir tüccarın işini dürüst şekilde yapması ve kazancını Allah’a emanet etmesi, bir çiftçinin toprağını işleyip sonucunu Allah’a bırakması örneklerle anlatıldı.

Tevekkülün aynı zamanda üretmek, çalışmak ve gelişmek anlamına geldiği ifade edilerek, Müslümanların çağın gereklerine uygun şekilde bilgi ve teknoloji üretmeleri gerektiği belirtildi. Başarı ve kazanımların emek olmadan elde edilemeyeceği hatırlatıldı.

YANLIŞ TEVEKKÜL ANLAYIŞINA UYARI

Hutbede, toplumda zaman zaman görülen yanlış tevekkül anlayışlarına da değinildi. “Nasıl olsa kaderimde ne varsa o olur” düşüncesiyle sorumlulukların ihmal edilmesinin doğru olmadığı ifade edildi.

Aynı şekilde çalışmadan rızık beklemek ya da tedbir almadan sonucu Allah’a bırakmak gibi yaklaşımların İslam’da yeri olmadığı vurgulandı. Müslümanın, “Tedbir kuldan takdir Allah’tan” bilinciyle hareket etmesi gerektiği hatırlatıldı.

Kur’an-ı Kerim’de yer alan “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır” ayetiyle, emek ve gayretin önemi bir kez daha ortaya konuldu.

TEVEKKÜL İLE HUZUR BULMA

Hutbenin sonunda, tevekkülün insan hayatına huzur ve denge kazandırdığı ifade edildi. Eğitimde, iş hayatında ve aile sorumluluklarında tevekkül bilincinin önemli olduğu vurgulandı.

Müslümanların hem çalışarak hem de Allah’a güvenerek hayatlarını sürdürmeleri gerektiği belirtilirken, bu anlayışın bireysel ve toplumsal başarıya katkı sağlayacağı ifade edildi.

Hutbe, çalışmanın, üretmenin ve mücadele etmenin önemini hatırlatan anlamlı ifadelerle sona erdi.