ERMAN ÖZGÜR - ENERJİSİNİ YAYAMADI (Fanatik)

Mücadele Trabzonspor'un 3 maçtır kazanamayışı ve tartışılan teknik direktörü üzerindeki tedirginliği ile başladı. Ne pas yapabildi ne de savunma. Ceza sahası önlerine kolay gelen Kasımpaşa rakibinin bu ruh halini Tirpan'ın nefis golü ile değerlendirip öne geçti. Ancak 20 dk.lık bu buhran Nwakaeme'nin vites arttırması ile son buldu. Serkan Asan'ın bir sağbek için hiç kolay olmayan sol ayak golünün asistini yapan Nwakaeme ardından birbirinden şık 2 son vuruşla skoru 3-1'e neredeyse tek başına getirdi. Maç kopar mı derken Kamil Ahmet-Uğurcan ortak hatasını gol yapan Yusuf Erdoğan takımını oyunda tutan golü attı. İkinci yarıya soyunma odasından en güçlü hamlesi olan Koita ile dönen Kasımpaşa iki kanat oyuncusu Hodzic ve Yusuf Erdoğan üzerinden etkili oldu. Trabzonspor'un yorulması ile birlikte Kasımpaşa iyi hücum etmeye başladı. Ancak Aytaç'ın penaltısı başta olmak üzere birçok pozisyon çıkaran ve direnci düşen takımını ayakta tutan kaleci Uğurcan oldu. Ama rakiplerin pozisyonlarına hazırlıklı olan Uğurcan, Edgar'ın ters vuruşuna hazırlıksız yakalanınca ikinci yarının hakimi Kasımpaşa önce beraberliği sonra Koita ile nefis bir gol daha bularak aslında hak ettiği 3 puanı almayı başardı. Sonuçta Trabzonspor bir maçın 90 dakikasına enerjisini yaymakta zorlandığı bir maçta daha puan kaybı yaşayarak hayal kırıklığının boyutunu büyütmeye devam etti.

Gecenin sorusu

Trabzonspor için kötü gidişin en önemli sebebi ne? Ayrıntılara girmeden kadronun kısıtlı olması ve şampiyonluk için gerekli olan geniş kadroda potansiyel olarak bu kadroda olmaması gereken oyuncuların çokluğu Trabzonspor için en büyük problem.

Maçın starı

Eğer maçın içinde Nwakaeme'nin gününde olduğunu hissederseniz hücumda nasıl organize olurum ya da nasıl gol bulurum diye düşünmenize gerek yok. Topu Nwakaeme ile buluşturun yeter.

Maçın olayı

Newton için bu kadro ile yapılabilecek en iyi işin bu olduğunu düşünüyorum. Ama yönetimin bu konuda anlayışlı davranacağını hiç zannetmem.

Kısa mesaj

Galatasaray'dan sonra Trabzonspor'u da deviren Kasımpaşa'da Mehmet Altıparmak hamleleri ve takımını idare etmesi ile çok iyi iş çıkarmaya devam ediyor.

NECMİ PEREKLİ - OLDU MU ŞİMDİ! Fotomaç

Rakip Kasımpaşa oyunun ilk on beş dakikasında Trabzonspor'u adeta ablukaya aldı. Bilinmez bir sebeptir ki bordo- mavili ekipten bir kişi dahi ki orta sahaya özellikle söylüyorum; ne topa ne de rakibe bir tek müdahalede dahi bulunmadı. Bu oyun tarzı Kasımpaşa'ya ilk golü getirdi. Bu takıma ve bu transferlere bu Newton ne yapacak?

Bu işi bilen bir tek Allah'ın kulu buna cevap versin. Bir de iki haftadır Trabzonspor teknik sorumlusu Newton'un varlığı ile kalması konusu tartışılıp bu taraftarın önüne atılıyor. Yönetim bu şekilde kendini Newton'un arkasına alarak güya eleştiri ve saldırı oklarından kendilerini koruyorlar. Nafile saklanmayın bu takımın bu durumlara düşmesinin tek ve ilk sorumlusu bu kulübün yönetimidir. Fakat bu maç hakkında futbolun temaşa gücü açısından baktığımızda yedi gollü fevkalade mücadeleli ve heyecanlı geçen bir maç. Trabzonspor için fevkalade olumsuz sinyaller veren bir sonuç.
Futbolda maçın ağırlığını ve kalitesini her zamanların futbolunda orta saha kalitesi ve kapasitesi belirler. Gelin görün ki Trabzonspor'da böyle bir ağırlık ortaya koyacak ne bir ekip oyunu ve ruhu ne de bireysel yeterlilikte olan takımı sırtlayabilecek vasıfta birisi vardı.

Forvet hattına gelince... Bu blokun mutlaka birinci sınıf bir eleman ile tekrar ayağa kaldırılması gerekir. Zira rakibi korkutacak, tereddütte düşürecek bir oyuncunun olmadığı malum. Eğer siz bu takımla ilk sıralara oynamak istiyorsanız bu iş, bu ekiple olmaz.
Orta saha ve forvet arasındaki bağlantı konusunda Trabzonspor doku kaybı yaşıyor. Bu aradaki iletişimin mutlaka bir şekilde organize edilmesi gerekir. Kendilerinden yerli futbolcular olarak çok şey beklenen kaleci Uğurcan ve Abdulkadir Ömür bu yılın performansı ile gelecekleri konusunda tehlike sinyalleri vermektedir.

OLCAY ÇAKIR - DEĞİŞİM KAÇINILMAZ (Fanatik)

Orta alanda ‘güçlü isim’ eksikliği yine maça damga vurdu denilebilir. Başlangıcı kötü, bitirişi ondan da kötü Trabzonspor’un kayıp hanesine bir yenisi daha eklendi. Değişim kaçınılmaz bir gerçek olarak karşımızda duruyor, ilk çare bu açıkçası..

Şiddetle puana ihtiyaç duyduğunuz bir karşılaşmaya adeta fırtına gibi başlamanız beklenir... Öyle olmadı. Şiddetle puana ihtiyaç duyduğunuz bir karşılaşmanın son bölümlerini de fırtına gibi olamasa da doğru oyunla bitirmeniz beklenir... O bölüm de öyle olmadı. Beklentilerden aşırı uzak bir başlangıç ve beklentilerden aşırı uzak bir bitiriş yaptı dün gece Trabzonspor... Rakibin oyununu gerek maç başında, gerekse maç sonunda bu denli kabul edişlerin sonunun hüsran olmaması sadece mucizevi bir durum olabilirdi, haliyle öyle olmadı.

Trabzonspor’da yediği ilk gol sonrası sadece oyuna değil sonuca da reaksiyon beklentisi olsa da; yine baskı altında geçirilen uzun sayılabilecek dakikalar yaşandı... Uzunca süre sahada Trabzonspor yoktu denilebilir. Oyun kurmakta zorlanan, sürekli geriye oynayan, rakibin ön alan baskısını bir türlü kıramayan Trabzonspor’un Serkan’la gelen golü ve oyunun çehresinin bir anda değişmesi maça dair ilk notlardı.
Trabzonspor için adeta orta alansız bir oyun, dirençsiz bir oyun ve sonrasında tüm inisiyatifleri eline alan Nwakaeme’nin sahneye çıkışı... Attığı, attırdığı goller ve rakip defansın tüm dengesini tek başına bozan estetizmi ile Trabzonspor bir anda 3 gol buldu dersek abartılı yorum yapmış olmayız. Sahada NWakaeme harici bir Trabzonspor mevcudiyetinden bahsetmemizin önüne açıkçası Uğurcan Çakır’ın penaltı kurtarışı ve sonrasında uzun süre oyunu tutan kurtarışları geçti denilebilir. Haftalardır, bireysel olarakonun da çok fazla ihtiyacı olduğu apaçık belli olan o penaltı kurtarışı ile adeta Uğurcan Çakır adeta kalan bölümlere takımı adına damgasını vurdu.

Ancak başta da bahsettiğim; hatta koca bir transfer döneminde hem yazıp hem konuştuğumuz, bahsettiğimiz orta alanda “güçlü isim” eksikliği yine maça damga vurdu denilebilir. Başlangıcı kötü, bitirişi ondan da kötü, ilk kurgusu kötü, müdahalelerle son kurgusu yetersiz Trabzonspor’un kayıp hanesine bir yenisi daha eklenmiş oldu. Değişim kaçınılmaz bir gerçek olarak, bugünün konusu olarak karşımızda duruyor, ilk çare bu açıkçası...

HATALAR ZİNCİRİ - AKSAL YAVUZ

Hafta arası dalgalı geçti; teknik adam arayışları falan filan... Sonuç; devam! Kadro mühendisliğinde büyük bir arıza yapılmışsa, dünyanın en iyi teknik adamını da getirseniz, kısa sürede çok şeyin değişmesini beklemek hikâyeden ibarettir. Zira futbolda esas olan sürekliliktir.Dememiz o, Trabzonspor’da sıkıntılar daha da büyüyeceğe benziyor. Giden oyuncuların yerine aynı kalitede isimlerin alınmaması, transferlerin zamanında yapılmaması, uyum sorununu da hesaba katarsak, sakat ve hasta oyuncuların olması, onca oyuncu alınmasına karşın orta saha başta olmak üzere sorunların devam etmesi; olumsuz saha sonuçlarındaki en büyük etken!Yeri gelmişken, teknik adam değişikliği olacak ise göreve getirilecek kişinin ismi gündeme geldiğinde camiada yaratacağı havayı, oluşturacağı güven dalgasını da dikkate almak gerekir!Maçla ilgili yazacaklarımıza gelince...

Düşünün, karşılaşmaya top ayağınıza değmeden mağlup başlıyorsunuz. 23. dakikaya, bir diğer ifadeyle Trabzonspor genç Serkan’ın ayağından golü bulana dek, ne oynadığını bilen oyuncu yoktu sahada. Beraberlik golünden sonra adeta oyuna ve de skora isyan eden bir adam çıktı sahneye, Trabzonsporluların ‘bay beyin’ dedikleri Nwakaeme, tek başına sırtladı, attı, attırdı ama o da galibiyete taşıyamadı takımını.

Yağmur gibi goller sonrası Kamil Ahmet’in çıkarken kaptırdığı top Kasımpaşa’yı oyunda tutup moral vermişse, Uğurcan’ın kurtardığı penaltı da Trabzonspor’da benzer etkiyi yaptı ama ilk golde hata yapan Edgar’ın kendi kalesine attığı gol ve devamında Koita’nın golüne engel olamadı Uğurcan! Öyle ya ne yapsın Nwakaeme ve Uğurcan, onlardan da bir yere kadar! Bir yıl evvel şampiyonluğa oynayan takımın geldiği-getirildiği noktaya bakın, inanılır gibi değil. Onca hatayı yaptığınız zaman futbol affetmiyor, dün gece Kasımpaşa’nın affetmediği gibi…

Editör Hakkında