İRAN’DA PROTESTOLARIN ARKA PLANI
İran’da 28 Aralık 2025 tarihinde ekonomik sorunların derinleşmesiyle başlayan protestolar, kısa sürede ülke geneline yayıldı. Yerel para biriminin döviz karşısında hızla değer kaybetmesi, artan hayat pahalılığı ve işsizlik, özellikle büyük kentlerde tepkilerin yükselmesine neden oldu. İlk olarak başkentte ticaretle uğraşan kesimlerin başlattığı eylemler, farklı toplumsal grupların da katılımıyla kitlesel bir harekete dönüştü.
Gösteriler ilerledikçe güvenlik güçleriyle protestocular arasında sert çatışmalar yaşandı. Bazı kentlerde kamu binaları ve ticari alanlar zarar gördü. Yetkililer, olayların ülke güvenliğini tehdit eder boyuta ulaştığını savunurken, protestocular ekonomik koşulların artık sürdürülemez olduğunu dile getiriyor.

ÖLÜ SAYISINA İLİŞKİN ÇELİŞKİLİ RAKAMLAR
Protestoların 22’nci gününde can kaybına ilişkin farklı kaynaklardan gelen açıklamalar dikkat çekiyor. İranlı bir yetkili tarafından yapılan değerlendirmede, doğrulanmış ölü sayısının en az 5 bin olduğu ifade edildi. Bu rakamın içinde yaklaşık 500 güvenlik görevlisinin de bulunduğu belirtildi. Yetkili, ölümlerin büyük bölümünün ülkenin kuzeybatısında yoğunlaştığını ve olayların silahlı gruplar tarafından provoke edildiğini öne sürdü.
Buna karşın, sahada görev yapan sağlık çalışanlarının hazırladığı raporlar çok daha yüksek rakamlara işaret ediyor. Doktorların paylaştığı verilere göre protestolar sürecinde hayatını kaybedenlerin sayısı 16 bin 500’e ulaştı. Aynı raporda 330 binden fazla kişinin de yaralandığı bilgisi yer aldı. Bu durum, resmî açıklamalar ile sağlık verileri arasındaki ciddi farkı gözler önüne serdi.

GÖZALTI SAYISI VE TOPLUMSAL ETKİLER
Ölü sayısının yanı sıra gözaltı rakamları da dikkat çekici boyutlara ulaştı. İnsan hakları izleme gruplarının verilerine göre, protestolar boyunca 24 bini aşkın kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların büyük bölümünün gençlerden oluştuğu ve farklı şehirlerde toplu tutuklamalar yapıldığı ifade ediliyor.
Uzmanlara göre bu tablo, İran toplumunda derin bir travmaya yol açtı. Özellikle ölenlerin çoğunun 30 yaş altı olması, protestoların genç nüfus üzerindeki etkisini daha da görünür kılıyor. Aileler, yakınlarının akıbeti konusunda net bilgi alamadıklarını ve iletişim kanallarının kısıtlanması nedeniyle belirsizlik yaşadıklarını dile getiriyor.
İNTERNET KISITLAMALARI VE BİLGİ AKIŞI
Protestoların şiddetlendiği günlerde ülke genelinde internet erişimine yönelik ciddi kısıtlamalar getirildi. Bu durum hem içeride hem de dışarıda bilgi akışının sağlıklı şekilde yapılmasını zorlaştırdı. Uzmanlar, dijital kısıtlamaların can kaybı ve yaralı sayısına ilişkin net verilerin ortaya konmasını engellediğini belirtiyor.
Sağlık çalışanlarının raporlarında, yaşananların “dijital karanlık altında büyük bir insanlık dramı” olarak tanımlanması dikkat çekti. Raporda, güvenlik güçlerinin ağır silahlar kullandığı ve müdahalelerin orantısız olduğu iddiaları da yer aldı. Bu iddialar henüz bağımsız şekilde doğrulanabilmiş değil.

PROTESTOLARIN GELECEĞİ
İran’da devam eden protestoların nasıl sonuçlanacağı belirsizliğini koruyor. Ekonomik sorunların kısa vadede çözülmemesi, toplumsal gerilimin sürmesine neden oluyor. Yetkililer güvenlik önlemlerini artırırken, protestocular taleplerinden geri adım atmıyor.
Analistler, önümüzdeki günlerde ölü ve yaralı sayısına ilişkin tartışmaların daha da alevlenebileceğini ve farklı rakamların gündeme gelmeye devam edeceğini öngörüyor. Yaşananlar, İran’ın son yıllardaki en ciddi toplumsal krizlerinden biri olarak değerlendiriliyor.




