Çin’de Çalınan 7 Köpek 10 Km Yürüyerek Kurtuldu
Çin’de Çalınan 7 Köpek 10 Km Yürüyerek Kurtuldu
İçeriği Görüntüle

İspanya’da yaşanan olay, ötenazi tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. 25 yaşındaki Noelia Castillo, yaşadığı ağır travma ve sağlık sorunlarının ardından açtığı davayı kazanarak ötenazi yoluyla yaşamına son verdi.

TRAVMA SONRASI YAŞAMI DEĞİŞTİ

Genç kadının hayatı 2022 yılında yaşadığı ağır saldırı sonrası tamamen değişti. Olayın ardından yaşadığı psikolojik ve fiziksel sorunlar nedeniyle intihar girişiminde bulunan Castillo, omurilik hasarı sonucu felç kaldı.

Uzun süre boyunca kronik ağrılarla yaşamını sürdüren genç kadın, günlük hayatını bağımsız şekilde devam ettiremeyecek duruma geldi. Bu süreçte yaşadığı zorluklar, ötenazi talebinde bulunmasına neden oldu.

MAHKEME KARARIYLA ÖTENAZİ ONAYLANDI

Castillo’nun ötenazi talebi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından değerlendirildi. Mahkeme, genç kadının karar verme yetisinin yerinde olduğuna hükmederek talebini onayladı.

İspanya’da 2021 yılında yürürlüğe giren ötenazi yasası kapsamında, Castillo’nun durumu “ciddi ve yaşam kalitesini düşüren sağlık sorunu” olarak değerlendirildi. Bu çerçevede yasal süreç tamamlandı.

HASTANEDE UYGULANDI

Ötenazi işlemi, Barselona yakınlarındaki Sant Camil Hastanesi’nde gerçekleştirildi. Sürecin üç aşamalı enjeksiyon yöntemiyle uygulandığı ve yaklaşık 20 dakika sürdüğü belirtildi.

İlk aşamada sedasyon sağlanırken, son aşamada kalp fonksiyonlarının durduğu ifade edildi. Castillo’nun işlemin ardından hayatını kaybettiği bildirildi.

AİLESİ KARARA KARŞI ÇIKTI

Genç kadının ailesi, özellikle babası, karara karşı uzun süre hukuki mücadele yürüttü. Ancak mahkeme, Castillo’nun bireysel kararının geçerli olduğuna hükmetti.

Son anlarında ailesi hastanede hazır bulundu. Annesinin, karara karşı olmasına rağmen kızının yanında olmayı tercih ettiği öğrenildi.

ÖTENAZİ TARTIŞMALARI YENİDEN GÜNDEMDE

Yaşanan gelişme, Avrupa’da ötenazi konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Destekleyenler, bireyin yaşamı üzerinde karar hakkı olduğunu savunurken, karşı çıkanlar etik ve dini gerekçelerle uygulamaya karşı duruyor.

Uzmanlar, bu tür kararların hem hukuki hem de toplumsal açıdan uzun süre tartışılmaya devam edeceğini belirtiyor.