Karadeniz’de ticari gemilere yönelik artan dron saldırıları, deniz taşımacılığı ve bölge ekonomisi açısından yeni riskleri beraberinde getiriyor. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Araştırma Görevlisi Dr. Sümeyye Uzun, yaşanan gelişmelerin yalnızca Samsun Limanı’nı değil, Trabzon Limanı başta olmak üzere diğer Karadeniz limanlarını da etkileyebileceğine dikkat çekti.

TRABZON LİMANI İÇİN DE RİSK BULUNUYOR

Karadeniz’de yaşanan güvenlik sorunlarının Samsun Limanı üzerindeki etkilerini değerlendiren Dr. Sümeyye Uzun, aynı risklerin Trabzon Limanı için de geçerli olduğuna işaret etti.

Rusya, Ukrayna ve diğer Karadeniz ülkeleriyle gerçekleştirilen ticarette deniz yolunun önemli bir konumda bulunduğunu belirten Uzun, ticari gemilere yönelik saldırıların can güvenliğinin yanı sıra navlun, sigorta ve lojistik maliyetlerini de artırdığını ifade etti.

Yalıncak Karpuzunda Üretim Her Geçen Yıl Azalıyor
Yalıncak Karpuzunda Üretim Her Geçen Yıl Azalıyor
İçeriği Görüntüle

Artan güvenlik endişelerinin bazı firmaları seferlerini azaltmaya veya tamamen durdurmaya yöneltebildiği belirtilirken, bu durumun liman gelirleri, taşımacılık faaliyetleri ve istihdam üzerinde olumsuz sonuçlar oluşturabileceği değerlendiriliyor.

A W765851 03

ALTERNATİF GÜZERGAHLAR YETERLİ DEĞİL

Karadeniz’de yaşanan riskler nedeniyle Türkiye’nin Rusya ve Ukrayna ile ticaretinde farklı güzergâhların gündeme gelebileceğini belirten Uzun, alternatif yolların deniz taşımacılığının yerini tamamen alamayacağını söyledi.

Ukrayna ile ticarette Romanya ve Bulgaristan, Rusya ile ticarette ise Gürcistan ve Azerbaycan üzerinden oluşturulan güzergâhların kullanılabildiğini aktaran Uzun, bu rotaların kapasite ve maliyet açısından sınırlamalar taşıdığına dikkat çekti.

Tuna Nehri’ndeki derinlik kısıtlamaları, demir yolu hatlarındaki teknik farklılıklar ve kara yolu taşımacılığının yüksek maliyetleri, alternatif güzergâhların önündeki önemli sorunlar arasında gösteriliyor.

KARADENİZ TİCARETİ STRATEJİK ÖNEM TAŞIYOR

Karadeniz’in tahıl, enerji ve çeşitli sanayi ürünlerinin taşınmasında önemli bir geçiş noktası olduğunu belirten Uzun, bölgedeki ticari faaliyetlerin tamamen farklı güzergâhlara aktarılmasının mümkün görünmediğini ifade etti.

Türkiye’nin Rusya ve Ukrayna ile ticaretindeki mevcut daralmaya da dikkat çeken Uzun, toplam dış ticaret hacminin 2024 yılında 58,8 milyar dolar seviyesindeyken 2025 yılında 55,8 milyar dolara gerilediğini belirtti.

Güvenlik risklerinin devam etmesi halinde ihracat ve ithalat faaliyetlerinde yeni kayıpların yaşanabileceği, özellikle tahıl, petrol ve sanayi girdilerindeki aksaklıkların üretim maliyetlerini artırabileceği değerlendiriliyor.

TAHIL KORİDORU BENZERİ ANLAŞMA ÖNERİSİ

Karadeniz’de ticaretin güvenli şekilde devam edebilmesi için diplomatik çözüm gerektiğini belirten Dr. Sümeyye Uzun, Tahıl Koridoru Anlaşması’na benzer uzun vadeli ve sürdürülebilir bir deniz koridorunun oluşturulmasını önerdi.

Türkiye’nin Karadeniz’deki konumu ve boğazlar üzerindeki yetkisi nedeniyle diplomatik süreçte önemli bir rol üstlenebileceğini ifade eden Uzun, ticari gemilerin ve mürettebatın güvenliğinin öncelikli olması gerektiğini vurguladı.

Karadeniz’de yaşanan saldırıların devam etmesi halinde yalnızca uluslararası ticaretin değil, Trabzon Limanı dahil bölgedeki limanların ticari faaliyetlerinin de baskı altında kalabileceği belirtiliyor.