İnternete erişimin kolaylaşmasıyla birlikte sağlıkla ilgili bilgilere ulaşmak her zamankinden daha pratik hale geldi. Ancak uzmanlar, hastalık belirtilerine yönelik kontrolsüz ve yoğun internet araştırmalarının ciddi psikolojik sorunlara yol açabileceği konusunda uyarıyor. Bu durum, literatürde siberkondri olarak adlandırılıyor ve özellikle kaygı düzeyi yüksek bireylerde önemli riskler barındırıyor.
İstanbul Arel Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölüm Başkanı ve Uluslararası İntegratif Psikoterapist Muzaffer Şahin, siberkondrinin ilerleyen yıllarda resmi bir hastalık olarak tanımlanabileceğini belirterek, hem ruhsal hem de bedensel etkilerine dikkat çekti.
SİBERKONDRİ NEDİR VE KİMLERDE GÖRÜLÜR
Siberkondri, kişilerin internette hastalık belirtilerini aşırı şekilde araştırması ve okudukları bilgiler üzerinden kendilerini ciddi hastalıklara sahipmiş gibi algılaması durumunu ifade ediyor. Uzmanlara göre bu durum en çok yaygın kaygı bozukluğu olan kişilerde görülüyor.
Muzaffer Şahin, kaygı düzeyi yüksek bireylerin belirsizlikten kurtulmak için internete yöneldiğini ancak karşılarına çıkan abartılı ya da yanlış bilgilerin kaygıyı daha da artırdığını belirtiyor. Basit bir belirtiyi ciddi bir hastalıkla ilişkilendiren kişilerde, hastalık kaygısı bozukluğu riskinin yükseldiği ifade ediliyor.
KİŞİ KENDİNİ HASTA EDEBİLİR
Uzmanlara göre siberkondri sadece zihinsel bir süreçle sınırlı kalmıyor. Kişi, bedenine aşırı odaklandıkça fiziksel belirtiler de ortaya çıkabiliyor. Çok hafif ağrıların bile yoğun düşünme ve stresle birlikte şiddetlendiği, kas gerginliği ve hormonal tepkilerle birlikte bedensel rahatsızlıkların arttığı belirtiliyor.
Şahin, kaygının artmasıyla birlikte vücudun alarm sisteminin devreye girdiğini ve bunun da gerçek bir hastalık hissi oluşturabildiğini vurguluyor. Bu süreçte kişi, aslında var olmayan semptomları bile hissedebilir hale gelebiliyor.
HER BİLGİYE GÜVENMEYİN UYARISI
Uzmanlar, internetten sağlık araştırması yapmanın tamamen yanlış olmadığını ancak bilgi kaynağının büyük önem taşıdığını belirtiyor. Bilimsel temeli olmayan forumlar, yorumlar ve abartılı içeriklerin kaygıyı ciddi şekilde artırdığına dikkat çekiliyor.
Muzaffer Şahin, güvenilir hastanelerin ve hekimlerin paylaştığı bilgiler ile bilimsel dergilerin tercih edilmesi gerektiğini söylüyor. Aksi halde yanlış yönlendiren içeriklerin kişiyi psikolojik açıdan zor bir sürece sokabileceği ifade ediliyor.
BU BELİRTİLER VARSA DESTEK ALINMALI
Uzmanlara göre günde 1–2 saatten fazla hastalık araştırması yapmak, düşüncelerin kontrol edilememesi, iş ve sosyal yaşamın olumsuz etkilenmesi durumunda profesyonel destek şart. Bu noktada hastalık kaygısı bozukluğu, beden belirti bozukluğu ve yaygın anksiyete bozukluğu riski artıyor.
Şahin, bu belirtilerin görülmesi halinde klinik psikologlar, psikoterapistler veya psikiyatristlerden destek alınmasının önemine dikkat çekiyor.
YENİ BİR HASTALIK OLARAK TANIMLANABİLİR
Uzman görüşlerine göre siberkondri, internet kullanımının daha da yaygınlaşmasıyla birlikte önümüzdeki 7–8 yıl içinde DSM-6 ve ICD sınıflandırmalarında yer alarak tıp dünyasında resmi bir hastalık olarak tanımlanabilir.
Bu öngörü, siberkondrinin bireysel bir alışkanlıktan öte, toplum sağlığını ilgilendiren önemli bir sorun haline geldiğini ortaya koyuyor.





