Trabzon'da tarımsal üretimi tehdit eden kahverengi kokarcaya karşı biyolojik mücadele çalışmaları sürüyor. Gümüşhane'nin Kelkit ilçesinde bulunan Kanatlı Yaban Hayvanı Üretim İstasyonu'nda yetiştirilen sülünler, Trabzon'da belirlenen uygun alanlarda doğaya bırakıldı.
Doğal ekosistemin korunması, biyolojik çeşitliliğin desteklenmesi ve tarımsal zararlılarla doğal yöntemler kullanılarak mücadele edilmesi amacıyla gerçekleştirilen çalışma kapsamında sülünlerin bölgedeki doğal yaşama katkı sağlaması hedefleniyor.
GÜMÜŞHANE'DE YETİŞTİRİLEN SÜLÜNLER TRABZON'A GETİRİLDİ
Gümüşhane Kelkit Kanatlı Yaban Hayvanı Üretim İstasyonu'nda yetiştirilen sülünler, Trabzon Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi.
Ekipler tarafından Trabzon'a getirilen sülünler, yapılan değerlendirmelerin ardından ekolojik açıdan uygun olduğu belirlenen alanlarda doğaya salındı. Çalışmayla bölgedeki yaban hayatının güçlendirilmesinin yanı sıra tarımsal üretime zarar veren türlere karşı doğal mücadele imkanlarının artırılması amaçlanıyor.
KAHVERENGİ KOKARCAYA KARŞI BİYOLOJİK MÜCADELE
Sülünlerin doğaya bırakılmasının önemli amaçlarından biri, son dönemde Karadeniz Bölgesi'nde tarımsal üreticilerin mücadele ettiği kahverengi kokarca zararlısının popülasyonunun baskılanmasına katkı sağlamak.
Özellikle fındık başta olmak üzere çeşitli tarım ürünlerinde üreticilerin karşısına çıkan kahverengi kokarcaya karşı yürütülen mücadelede doğal yöntemlerin kullanılması önem taşıyor.
Doğaya salınan sülünlerin beslenme faaliyetleriyle zararlı popülasyonunun kontrol altında tutulmasına katkıda bulunması hedefleniyor.
DOĞAL YAŞAM VE TARIMSAL ÜRETİME KATKI HEDEFLENİYOR
Trabzon'da gerçekleştirilen sülün salımıyla yalnızca kahverengi kokarcaya karşı mücadele edilmesi değil, aynı zamanda bölgedeki biyolojik çeşitliliğin korunması da amaçlanıyor.
Doğal yaşamın desteklenmesine yönelik çalışmaların sürdürülmesiyle ekosistem içerisinde doğal dengenin güçlendirilmesi hedefleniyor. Sülünlerin uygun yaşam alanlarına bırakılmasıyla birlikte hem yaban hayatına hem de bölgenin önemli geçim kaynaklarından biri olan tarımsal üretime katkı sağlanması bekleniyor.
Kahverengi kokarca başta olmak üzere tarımsal zararlılarla mücadelede biyolojik yöntemlerin geliştirilmesi, kimyasal yöntemlere olan ihtiyacın azaltılması ve sürdürülebilir tarımın desteklenmesi açısından da önem taşıyor.





