Trabzon’da yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları sırasında önemli bir arkeolojik yapı gün yüzüne çıkarıldı. Çömlekçi Mahallesi’nde devam eden çalışmalar sırasında Roma dönemine ait olduğu değerlendirilen tonozlu bir su kanalı tespit edildi.

Yer altı kanalının keşfedilmesinin ardından yetkililer güvenlik önlemleri aldı. Tünelde gaz bulunma ihtimaline karşı AFAD ekipleri tarafından ölçümler gerçekleştirildi. Güvenliğin sağlanmasının ardından Trabzon Müze Müdürlüğü ile Karadeniz Teknik Üniversitesi akademisyenlerinden oluşan bir ekip bölgede inceleme yaptı.

İlk değerlendirmelere göre ortaya çıkarılan yapının yaklaşık 300 ile 400 metre uzunluğunda olduğu belirlendi. Uzmanlar, mimari özellikleri ve kullanılan malzemelerin Roma dönemine işaret ettiğini ifade ediyor.

ÇÖMLEKÇİ MAHALLESİ’NDE TARİHİ YAPI ORTAYA ÇIKTI

Trabzon’un Çömlekçi Mahallesi’nde devam eden kentsel dönüşüm çalışmaları sırasında tespit edilen kanalın yüzeyden yaklaşık 1,5 ile 2 metre derinlikte bulunduğu açıklandı. Yapının Arafilboyu sapağından başlayarak sahil yoluna ve eski Trabzon Limanı bölgesine kadar uzandığı değerlendiriliyor.

Dernekpazarı’na 5 Bin 772 Metrelik Su Yatırımı
Dernekpazarı’na 5 Bin 772 Metrelik Su Yatırımı
İçeriği Görüntüle

Yapılan ilk incelemelerde kanalın yaklaşık 2 metre genişliğinde ve 2 metre yüksekliğinde inşa edildiği tespit edildi. Kanalın ortasında yaklaşık 1,20 metre genişliğinde bir su hattı bulunurken, iki yanında ise 50 ile 60 santimetre genişliğinde yürüyüş sekileri yer alıyor.

Uzmanlar bu sekilerin, geçmişte bakım ve kontrol amacıyla kullanılmış olabileceğini belirtiyor.

A W654185 05

ERKEN ROMA DÖNEMİNE AİT OLABİLİR

Kanal hakkında açıklama yapan akademisyenler, yapının mimari özelliklerinin erken Roma dönemine işaret ettiğini ifade etti. Yapının işçiliği ve kullanılan yapı teknikleri incelendiğinde Roma İmparatorluğu’nun Traianus ve Hadrianus dönemlerine ait olabileceği değerlendiriliyor.

Kanalın tonoz sistemiyle inşa edildiği ve Roma mimarisinin önemli özelliklerini taşıdığı belirtildi. Yan duvarlarda kesme ve kırma taşın birlikte kullanıldığı, su sızıntısını önlemek için ise kalın bir sıva tabakasının uygulandığı görüldü.

Uzmanlara göre kanalın üst örtüsü tamamen kesme taştan yapılmış tonoz sistemiyle kapatılmış durumda. Bu mimari yapı tekniği Roma mühendisliğinin gelişmiş su sistemlerini yansıtıyor.

A W654185 07

SU AKIŞINI DÜZENLEYEN MİMARİ DETAYLAR

İncelemelerde kanalın düz bir hat üzerinde ilerlemediği, kırık ve bükümlü hatlar içerdiği tespit edildi. Uzmanlar bu tasarımın suyun akış hızını azaltmak ve kontrol altına almak amacıyla yapılmış olabileceğini belirtiyor.

Ayrıca kanal tabanında suyun hızını düşüren basamak benzeri yapılar bulunduğu ifade edildi. Bu sistemin suyun dengeli şekilde taşınmasına yardımcı olduğu değerlendiriliyor.

Araştırmacılar, kanalın ilk inşa edildiği dönemde içme suyu hattı olarak kullanılmış olabileceğini düşünüyor.

OSMANLI VE CUMHURİYET DÖNEMİNDE FARKLI AMAÇLA KULLANILMIŞ

Yapılan incelemeler, kanalın ilerleyen dönemlerde farklı amaçlarla kullanıldığını da ortaya koydu. Kanalın yan duvarlarında açılan deliklerin Osmanlı veya erken Cumhuriyet döneminde yapılan müdahalelere ait olduğu değerlendiriliyor.

Bu müdahaleler sonucunda kanalın zamanla kanalizasyon hattına dönüştürüldüğü ve günümüzde de atık suyun bu kanaldan geçtiği ifade ediliyor.

Uzmanlar bu durumun tarihi yapının orijinal kullanım amacının zaman içinde değiştiğini gösterdiğini belirtiyor.

A W654185 03

TÜRKİYE’DE NADİR GÖRÜLEN BİR YAPI

Araştırmayı yürüten akademisyenler, yapılan incelemeler sonucunda bu tip su kanallarının Türkiye’de çok sınırlı sayıda bulunduğunu ifade etti. Benzer yapıların yalnızca birkaç antik kentte görüldüğü belirtiliyor.

Çömlekçi’de ortaya çıkarılan kanalın mimari özellikleri ve korunmuş yapısıyla oldukça dikkat çekici olduğu değerlendiriliyor. Uzmanlar, kanalın Türkiye’de benzeri çok az bulunan önemli bir arkeolojik yapı olduğunu vurguluyor.

Bölgede yapılacak temizlik ve kazı çalışmalarının yeni arkeolojik bulgular ortaya çıkarabileceği belirtiliyor. Ayrıca yapının birinci derece korunması gereken arkeolojik eser olarak tescil edilmesi ve ilerleyen süreçte turizme kazandırılması öneriliyor.

A W654185 02