Trabzon Büyükşehir Belediyesi, iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda hazırlanan Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı’nı güncellemek için çalışmalarını sürdürüyor.
Bu kapsamda Özdemir Bayraktar Bilim Merkezi’nde düzenlenen çalıştayda kamu kurumları, üniversiteler, özel sektör temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve ilgili paydaşlar bir araya geldi.
Çalıştayda Trabzon’un iklim değişikliğiyle mücadele kapasitesinin artırılması, mevcut risklerin belirlenmesi ve kente özgü yeni çözüm önerilerinin geliştirilmesi ele alındı.
TRABZON’UN İKLİM RİSKLERİ ELE ALINDI
2019 yılında hazırlanan Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı’nın güncellenmesi kapsamında Trabzon’un mevcut sera gazı emisyonları, iklim riskleri ve kırılganlıkları değerlendirildi.
Kentte emisyonların azaltılması ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı uyum kapasitesinin artırılması amacıyla farklı sektörlere yönelik çözüm ve eylem önerileri üzerinde görüş alışverişinde bulunuldu.
Çalıştaya katılan kurum ve kuruluşların görüşlerinin, güncellenecek planın şekillenmesine katkı sağlaması hedefleniyor.
ENERJİDEN ULAŞIMA BİRÇOK ALAN ELE ALINACAK
Güncellenecek eylem planında enerji, ulaşım, binalar, atık yönetimi, su kaynakları, yeşil altyapı ve arazi kullanımı gibi birçok başlık yer alacak.
Yeni yol haritasıyla Trabzon’un sera gazı emisyonlarının azaltılması, enerji verimliliğinin artırılması ve iklim kaynaklı risklere karşı daha dirençli bir kent yapısının oluşturulması amaçlanıyor.
Aynı zamanda sürdürülebilir ulaşım, yeşil alanların korunması ve doğal kaynakların daha verimli kullanılması da planın önemli başlıkları arasında bulunuyor.
2053 NET SIFIR EMİSYON HEDEFİNE KATKI
Trabzon’un Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı, Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda güncelleniyor.
Çalışmalarla birlikte yerel düzeyde uygulanabilecek yeni çevre ve enerji politikalarının belirlenmesi, kentin iklim dostu ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması hedefleniyor.
Hazırlanacak yeni planın, Trabzon’un iklim değişikliğine karşı dayanıklılığını güçlendirmesinin yanı sıra Türkiye’nin ulusal çevre ve emisyon hedeflerine de yerel ölçekte katkı sunması bekleniyor.