Türkü, Türk Halk Müziği geleneği içinde söylenen sözlü ezgilerin ortak adıdır. Tek bir kalıbı ya da tek bir bestecisi olan bir form değildir. Türkülerin büyük bölümü kimin yaktığı bilinmeden, kuşaktan kuşağa söylenerek aktarılmıştır. Bu aktarım biçimi türkünün en ayırt edici özelliğidir, çünkü aynı ezginin farklı yörelerde farklı sözlerle ve farklı söyleyişlerle yaşamasına yol açar.
Bu nedenle türkü çeşitleri sorusunun tek bir doğru listesi yoktur. Türkü bir alt tür değil, üst başlıktır. Hangi türlere ayrıldığı, sınıflandırmanın neye göre yapıldığına bağlıdır. Halk müziği çalışmalarında birbirinden ayrı üç eksen kullanılır: ezginin yapısı, sözün konusu ve kaydın derlenme biçimi.
Türkünün üç bileşeni: söz, ezgi ve yöre
Bir türkü kaydını anlamlı kılan üç bilgi vardır. Söz, türkünün ne anlattığını taşır ve çoğunlukla dörtlük ile kavuştak düzeninde ilerler. Ezgi, aynı sözün hangi kalıpla ve hangi ritimle söylendiğini belirler. Yöre ise türkünün bağlı olduğu bölgeyi gösterir. Bu üç bilgi ayrı ayrı bakıldığında eksik kalır, çünkü türkü sözle ezginin birlikte taşındığı bir bütündür.
Yöre bilgisi salt coğrafi bir etiket de değildir. Bir türkünün Sivas, Erzurum, Silifke veya Kerkük yöresine kaydedilmesi, o bölgenin ağzına, ezgi kalıplarına ve çalgı geleneğine yakın durduğu anlamına gelir. Aynı nedenle yöre etiketi kesin bir doğum yeri iddiası taşımaz; türkünün derlendiği ve yaygın biçimde söylendiği bölgeyi gösterir.
Türkü sınıflandırmasının üç ekseni
Türküler birbirinin alternatifi olmayan üç ayrı eksende gruplanır. Bir türkü aynı anda üç eksende de bir yere düşer, yani bir eksendeki etiketi diğerinin yerini tutmaz.
|
Sınıflandırma ekseni |
Neye bakar |
Ortaya çıkan başlıklar |
|
Ezgi yapısı |
Ezginin belirli bir usule mi oturduğuna, yoksa serbest mi aktığına |
Kırık hava, uzun hava |
|
Konu ve işlev |
Sözün neyi anlattığına ve türkünün hangi durumda söylendiğine |
Ağıt, destan, sevda, gurbet, ninni |
|
Kayıt ve aktarım |
Türkünün nasıl derlendiğine, notaya alınıp alınmadığına ve kaç farklı söyleyişinin bulunduğuna |
Derleme türküler, varyantlı türküler, notalı kayıtlar |
Eksenlerin kesişmesi, ilk bakışta karışık görünen bazı adlandırmaları da açıklar. Ağıt hem bir konu başlığıdır hem de sıklıkla serbest ritimle, yani uzun hava biçiminde söylenir. Bir türkünün ağıt olması onun ezgi ekseninde nereye düştüğünü tek başına söylemez; iki bilgi ayrı eksenlerden gelir.
Ezgi yapısına göre: kırık hava ve uzun hava
Ezgi ekseninde temel ayrım ölçüdür. Kırık havalar belirli bir usule oturur, ritmi sayılabilir ve nota üzerinde ölçü işaretiyle gösterilir. Oyun havaları, oynak ezgiler ve düğünlerde çalınan pek çok parça bu gruptadır.
Uzun havalarda ise ölçü serbesttir. Ezgi, söyleyenin nefesine ve yorumuna göre uzar ya da kısalır. Anadolu'nun farklı bölgelerinde bozlak, maya, hoyrat ve divan gibi yöresel adlarla anılır. Bu yapısal fark pratikte de karşılık bulur: uzun havalar arşivlerde ve nota derlemelerinde çoğunlukla ayrı bir bölümde tutulur, çünkü ölçülü ezgilerle aynı okuma mantığıyla incelenemez.
Konusuna göre türkü çeşitleri
Konu tasnifi, ezgi ayrımı kadar kesin sınırlara sahip değildir. Halkbilim çalışmalarında konu başlıkları araştırmacıdan araştırmacıya değişir. Yine de şu gruplar yaygın olarak kullanılır:
• Ağıt: ölüm, kayıp veya afet sonrasında yakılan, yas ve acı anlatan türküler
• Destan: bir olayı, kahramanlığı veya toplumsal bir hadiseyi uzun anlatı biçiminde aktaran türküler
• Sevda türküleri: aşk, ayrılık ve özlem üzerine söylenenler
• Gurbet ve asker türküleri: evden, yardan veya memleketten ayrılığı işleyenler
• Güzelleme ve yiğitleme: doğanın ve insanın güzelliğini öven ya da kahramanlığı anlatan söyleyişler
• Ninniler: çocuğu uyutmak için ezgiyle söylenen kısa metinler
Bu başlıklar birbirini dışlamaz. Bir gurbet türküsü aynı zamanda sevda türküsü olabilir, bir ağıtın içinde destan anlatımı bulunabilir. Konu etiketini türkünün tek kimliği gibi değil, ona ulaşmanın kapılarından biri gibi düşünmek daha doğrudur.
Bir arşivde türküler nasıl sınıflandırılır
Arşiv mantığı, tek bir kaydın birden fazla kapıdan bulunabilmesi üzerine kuruludur. Bunun için sınıflandırma eksenleri ayrı listelere dönüştürülür. Yöreye göre listeler, sanatçıya göre listeler ve türe göre listeler yan yana durur; okuyucu hangi bilgiyi hatırlıyorsa o kapıdan girer.
Türkü Dostları arşivinde arama hem yöre hem de sanatçı ekseninde yapılır. Ağıtlar, destanlar ve uzun havalar ise kendi bölümlerinde listelenir. Bu yapı sayesinde adı hatırlanmayan bir türkü, bağlı olduğu yöreden veya söyleyen sanatçıdan yola çıkılarak da bulunabilir.
Sınıflandırma bilgisi kaydın kendisinde de taşınır. Türkü sözü sayfalarında Repertuvar, Söz ve Yöre alanları birlikte bulunur, böylece metin kimlik bilgisinden kopuk kalmaz. 16 Nisan 2002 tarihinden beri yayında olan arşivde bu bölümleme; türkü notaları, türkü hikayeleri, varyantlı türküler ve derleme türküler gibi başlıklarla birlikte sürdürülür.
Sınıflandırmada sık karışan noktalar
• Türkü ile uzun hava aynı düzeyde iki tür değildir. Türkü üst başlık, uzun hava ise ezgi eksenindeki iki gruptan biridir.
• Anonim olmak türkü olmanın şartı değildir. Ozanların yaktığı, sözü ve ezgisi belirli kişilere bağlanan eserler de türkü geleneği içinde sayılır ve arşivlerde sanatçı adıyla listelenir.
• Varyant, yanlış söylenmiş bir sürüm demek değildir. Aynı türkünün yöreden yöreye değişen söz ve ezgi biçimleri sözlü geleneğin doğal sonucudur.
• Derleme kaydı ile sanatçı icrası aynı şey değildir. Derleme, türkünün kaynak kişiden alınmış halini gösterir; icra ise o türkünün bir sanatçı yorumuyla söylenmiş halidir.
Sık sorulan sorular
Türkü ile şarkı arasındaki fark nedir
Ayrım kaynağa ve aktarım biçimine dayanır. Türkü, halk müziği geleneği içinde üretilmiş, sözlü aktarımla yayılmış ve yöre kimliği taşıyan ezgileri anlatır. Şarkı ise genel kullanımda bestecisi ve söz yazarı belli olan, tek bir sabit biçimde yayılan eserler için kullanılır. Türkülerde aynı eserin birden fazla söyleyişi bir arada yaşayabilir; bu esneklik şarkı için olağan değildir.
Bir türkünün türünü nasıl anlarım
İki soruyla ilerlenir. Önce ezgiye bakılır: ritim sayılabiliyor ve belirli bir usule oturuyorsa kırık hava, serbest akıyorsa uzun hava grubundadır. Sonra söze bakılır: metnin konusu ağıt, destan, sevda veya gurbet başlıklarından hangisine yakın duruyorsa konu etiketi odur. Notası bulunan kayıtlarda ölçü işareti ilk soruyu doğrudan yanıtlar.
Ağıt ve destan neden ayrı listelenir
İkisi de konu ekseninde durur, ancak anlatım biçimleri farklıdır. Ağıt kayıp ve yas üzerine kurulu, kısa ve yoğun bir söyleyiştir. Destan ise bir olayı sırasıyla aktaran, çok daha uzun bir anlatıdır. Arşivlerde ayrı liste tutulması, bu iki grubun kendi içinde taranabilmesini sağlar.