ABD’nin uzun yıllardır hem bilim çevrelerinde hem de kamuoyunda eleştirilen beslenme politikası, 7 Ocak’ta yayımlanan 2025–2030 Yeni Amerikan Beslenme Rehberi ile köklü bir dönüşüm sürecine girdi. ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı ile ABD Tarım Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni rehber, klasik Amerikan besin piramidini tersine çevirerek beslenme anlayışında radikal bir değişimi gündeme taşıdı.

Yeni rehberin açıklanmasıyla birlikte, yıllardır karbonhidrat ağırlıklı olarak şekillenen Amerikan beslenme modeli sorgulanmaya başlandı. Uzmanlara göre bu değişim yalnızca görsel bir piramit revizyonu değil, aynı zamanda halk sağlığını yeniden yapılandırmayı hedefleyen stratejik bir politika adımı olarak değerlendiriliyor. Rehber, hem obeziteyle mücadele hem de kronik hastalıkların önlenmesi amacıyla hazırlandı.

YENİ BESİN PİRAMİDİ NEDİR

Yeni Amerikan Beslenme Rehberi’nde en dikkat çeken unsur, besin piramidinin tabanının tamamen değiştirilmesi oldu. Önceki modellerde piramidin en geniş alanını ekmek, makarna ve tahıl ürünleri gibi karbonhidratlar oluştururken, yeni piramitte bu anlayış terk edildi. Bunun yerine et, balık, yumurta, sebze ve protein temelli gıdalar piramidin merkezine yerleştirildi.

Şekerli ve yüksek derecede işlenmiş gıdalar ise piramidin en alt basamağına itilerek “kaçınılması gerekenler” kategorisine alındı. Gazlı içecekler, paketli atıştırmalıklar ve ilave şeker içeren ürünler, yeni rehberde açık şekilde sınırlandırılması gereken gıdalar arasında gösterildi. Bu yaklaşım, “gerçek gıda tüketimi” kavramını ön plana çıkardı.

REHBER BEYAZ SARAY’DA TANITILDI

Yeni beslenme rehberi, Beyaz Saray’da düzenlenen basın toplantısında kamuoyuna tanıtıldı. Tanıtım toplantısında Tarım Bakanı Brooke Rollins ile birlikte Robert F. Kennedy Jr. yer aldı. Kennedy, konuşmasında ABD hükümetinin ilave şekere karşı açık bir mücadele başlattığını vurguladı.

Kennedy, katkı maddeleri, aşırı tuz ve yüksek derecede işlenmiş gıdaların sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek, toplumun doğal ve besin değeri yüksek gıdalara yönlendirilmesi gerektiğini ifade etti. “Gerçek gıda tüketin” mesajı, yeni beslenme rehberinin temel felsefesi olarak öne çıktı.

Yeni Besin Piramidi Nedir Yeni Besin Piramidinde 19457484 2291 M

PROTEİN TÜKETİMİ ÖN PLANA ÇIKTI

Yeni rehberde yetişkin bireyler için günlük protein alımına ilişkin net öneriler yer aldı. Buna göre, bireylerin vücut ağırlıklarına göre kilogram başına 1.2 ila 1.6 gram protein tüketmesi tavsiye edildi. Bu oran, önceki rehberlere kıyasla belirgin bir artışı temsil ediyor.

Siberkondri: İnternette Hastalık Aramak Kaygıyı Artırıyor
Siberkondri: İnternette Hastalık Aramak Kaygıyı Artırıyor
İçeriği Görüntüle

Yağ tüketimi konusunda ise zeytinyağı gibi temel yağ asitleri içeren sağlıklı yağlara öncelik verilmesi önerildi. Tereyağı ve sığır yağı gibi doymuş yağ oranı yüksek ürünler tamamen yasaklanmadı ancak “alternatif” kategorisine alındı. Bu durum, rehberin katı yasaklar yerine kontrollü tüketimi benimsediği şeklinde yorumlandı.

YENİ BESİN PİRAMİDİNDE NELER DEĞİŞTİ

Yeni Amerikan Beslenme Rehberi ile birlikte en köklü değişim, protein ağırlıklı beslenmenin merkeze alınması oldu. Beslenme ve Diyet Uzmanı Prof. Dr. Barış Öztürk’e göre eski piramitte günlük kalorinin yaklaşık yüzde 60’ı karbonhidratlardan sağlanırken, protein oranı yüzde 15 seviyesindeydi. Yeni modelde bu oranlar tersine çevrildi.

Ancak bu yaklaşım, bilim dünyasında tartışmaları da beraberinde getirdi. Prof. Dr. Öztürk, Dünya Sağlık Örgütü’nün protein ağırlıklı bu modeli tam anlamıyla desteklemediğini belirterek, aşırı protein tüketiminin karaciğer ve böbrekler üzerinde ek yük oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.

UZMANLAR NE DİYOR

Uzman Diyetisyen Mehtap Ersin Bayrak ise yeni piramidin temel hedefinin işlenmiş gıdalarla mücadele olduğunu belirtiyor. Bayrak, doğal ve besin değeri yüksek gıdaların teşvik edilmesini olumlu bir adım olarak değerlendirirken, protein vurgusunun daha çok kırmızı et, tavuk ve tam yağlı süt ürünleri üzerinden yapılmasının riskler barındırdığını ifade ediyor.

Yeni rehberde meyve tüketimi günde iki porsiyon, sebze tüketimi ise üç porsiyonla sınırlandırıldı. Tahıl grubu ise işlenmiş yapısı nedeniyle ciddi biçimde azaltıldı. Uzmanlar, bu değişikliklerin her toplum için birebir uygulanamayabileceğini, beslenme modellerinin kültürel ve coğrafi koşullara göre uyarlanması gerektiğini vurguluyor.

TARTIŞMALAR DEVAM EDİYOR

Yeni Amerikan Beslenme Rehberi, bir yandan işlenmiş gıdalara karşı güçlü bir duruş sergilerken, diğer yandan protein ağırlıklı yapısı nedeniyle bilimsel tartışmaların odağında yer almaya devam ediyor. Uzmanlar, rehberin olumlu yönlerinin yanı sıra uzun vadeli sağlık etkilerinin dikkatle izlenmesi gerektiği görüşünde birleşiyor.

ABD’de başlayan bu beslenme politikası değişiminin, ilerleyen yıllarda diğer ülkelerin beslenme rehberlerini de etkilemesi bekleniyor. Yeni besin piramidi, modern beslenme anlayışında önemli bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor.