Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı kapsamlı rapor kamuoyuna açıklandı. Türkiye raporu af iddiası gündemin en çok merak edilen başlığı olurken, resmi açıklama geldi.

RAPOR 7 BÖLÜM VE 60 SAYFADAN OLUŞUYOR
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, aylar süren çalışmanın ardından hazırlanan metnin 60 sayfa ve 7 bölümden oluştuğunu belirtti. Toplam 88 saatlik mesai yapıldığı ve 4 bin 199 sayfa tutanak tutulduğu ifade edildi.
Raporda ilk dört bölümde sürecin kronolojik işleyişi yer alıyor. Komisyonun çalışma yöntemi, temel hedefleri ve dinlenen isimlerin analizleri detaylandırılıyor. Son üç bölümde ise atılması planlanan adımlar ve öneriler sıralanıyor.
“RAPOR AF MAHİYETİNDE DEĞİLDİR”
Türkiye raporu af beklentisiyle ilgili konuşan Numan Kurtulmuş, hazırlanan metnin bir af düzenlemesi olmadığını net şekilde dile getirdi. Kurtulmuş, ülkenin iç güvenliğini güçlendirmesinin bölgesel istikrar açısından da önemli olduğunu vurguladı.
Hazırlanan çalışmanın toplumsal barış, kardeşlik ve demokratik standartların güçlendirilmesi amacı taşıdığı belirtildi. Af algısı oluşturacak bir düzenlemenin söz konusu olmadığı açıklandı.
YASAL DÜZENLEME VE DEMOKRATİKLEŞME ADIMLARI
Raporun beşinci bölümünde silah bırakma sürecine ilişkin mekanizmalar ele alınıyor. Bu süreçte iç ve dış güvenlik unsurlarının koordineli çalışmasının önemine dikkat çekiliyor.
Altıncı bölümde, sürece dair yasal düzenleme önerileri yer alıyor. Sürece katılan kişilerin hukuki durumu, toplumsal bütünleşme adımları ve görev alanlara sağlanacak yasal güvenceler bu başlık altında değerlendiriliyor.
Yedinci bölümde ise temel hak ve özgürlüklerin güçlendirilmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulması çağrısı yapılıyor. Şiddet içermeyen eylemlerin yeniden tanımlanması ve ilgili kanunların gözden geçirilmesi öneriler arasında bulunuyor.

UMUT HAKKI RAPORDA YER ALMADI
Kamuoyunda tartışılan “umut hakkı” konusuna rapor metninde yer verilmediği açıklandı. Ceza hukukunda belirli koşullar altında yeniden topluma kazandırılmayı ifade eden bu kavramın raporda bulunmadığı vurgulandı.
Türkiye raporu af başlığıyla gündeme gelirken, önümüzdeki süreçte yasal düzenlemelerin nasıl şekilleneceği siyaset gündeminin önemli konuları arasında yer almaya devam edecek.





