Yaz tatilinde sosyal medya ve dijital içeriklerle geçirilen sürenin artması, çocukların okul düzenine yeniden uyum sağlamasını zorlaştırabiliyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı ve Psikoterapist Uzm. Dr. Canan İnce Börekçi, ailelere teknolojiyi bir anda tamamen yasaklamak yerine kullanım süresini aşamalı biçimde azaltmaları tavsiyesinde bulundu.
Börekçi, yoğun dijital içerik tüketiminin çocukların yalnızca ekran başında geçirdiği süreyle değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekerek günlük hayatın ne ölçüde ekran etrafında şekillendiğinin de önemli olduğunu vurguladı.
OKULA DÖNÜŞ SÜRECİNİ ZORLAŞTIRABİLİYOR
Sosyal medyada kısa videolar, sürekli değişen görüntüler ve bildirimler çocukların hızlı ve yoğun uyaranlara maruz kalmasına neden olabiliyor.
Okul hayatında ise öğrencilerden öğretmenlerini dinlemeleri, dikkatlerini bir konu üzerinde sürdürebilmeleri, sıralarını beklemeleri ve anlık bir ödül olmadan görevlerini yerine getirmeleri bekleniyor.
Uzm. Dr. Börekçi, yaz döneminde yoğun sosyal medya kullanan çocukların okulun daha düzenli ve yapılandırılmış ortamına yeniden adapte olmasının zaman alabileceğini belirtti.
Börekçi, “Yaz döneminde yoğun sosyal medya kullanımı olan çocuklarda, okula dönüş aslında daha yavaş, daha yapılandırılmış bir düzene tekrar adapte olma sürecidir” ifadelerini kullandı.
TEKNOLOJİYİ BİR ANDA YASAKLAMAYIN
Ailelere yapılan en önemli önerilerden biri, okul açıldığı anda telefon, tablet veya sosyal medya kullanımını tamamen ortadan kaldırmamak oldu.
Börekçi, “Bu süreçte ailelere önerim; okulun başlamasıyla birlikte teknolojinin aniden yasaklanmasından ziyade kademeli olarak azaltılmasıdır” dedi.
Ani yasakların çocukların uyum sürecini daha da zorlaştırabileceğine işaret eden uzman, belirli saatlerde ekran kullanımını sınırlandırmanın daha uygulanabilir olabileceğini belirtti.
SABAH VE GECE EKRAN KULLANIMINA DİKKAT
Çocukların sabah uyandıktan hemen sonra ve gece yatmadan önce sosyal medya kullanmasının sınırlandırılması öneriliyor.
Gün içerisinde çocukların hareket edebileceği, arkadaşlarıyla yüz yüze vakit geçirebileceği, oyun oynayabileceği, kitap okuyabileceği ve ailesiyle zaman geçirebileceği alanların oluşturulmasının önemli olduğu ifade edildi.
Börekçi, “Hedefimiz, teknolojiyi çocuğun hayatından tamamen çıkarmak yerine teknolojinin çocuğun uykusuna, sorumluluğuna, okul hayatına, yüz yüze ilişkilerine ayırması gereken alanı kaplamamasını sağlamaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Uzmanlar, çocukların belirli süre boyunca tek bir işe odaklanabildiği günlük rutinlerin oluşturulmasının okul sürecine uyumu kolaylaştırabileceğine dikkat çekiyor.




