Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilimin Karadeniz’de oluşturduğu güvenlik sorunu, deniz taşımacılığında ciddi aksamalara yol açtı. Bölgeye geçiş yapmakta tereddüt eden ticaret gemilerinin İstanbul ve Marmara Denizi çevresindeki demirleme alanlarında yoğunluk oluşturduğu belirtildi.

Transbosphor Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Can, Karadeniz’e geçemeyen gemilerin sayısındaki artışın hem denizcilik sektörünü hem de Türkiye’nin Boğaz geçişlerinden elde ettiği gelirleri olumsuz etkileyebileceğini söyledi.

MARMARA’DA GEMİ YOĞUNLUĞU ARTTI

Karadeniz’de yaşanan güvenlik sorunlarının gemi trafiğini yavaşlattığını belirten Can, Marmara’daki demirleme alanlarının büyük ölçüde dolduğunu ifade etti.

Normal şartlarda kontrolleri tamamlanan gemilerin kısa sürede yollarına devam ettiğini belirten Can, mevcut şartlarda çok sayıda geminin uygun demirleme alanı bulamadığı için Marmara açıklarında beklemek zorunda kaldığını dile getirdi.

Can, özellikle Rusya bağlantılı olduğu düşünülen gemilere yönelik saldırı riskinin ticari taşımacılığı doğrudan etkilediğini savundu.

TÜRK GEMİLERİNİN DE ETKİLENDİĞİ İDDİA EDİLDİ

Mustafa Can, son dört aylık süreçte Karadeniz’de 206 geminin saldırıya uğradığını, bunlardan yaklaşık 40’ının Türk sahipli veya Türk bayraklı olduğunu öne sürdü.

Bölgede faaliyet gösteren nehir ve deniz tipi yaklaşık 150 Türk gemisinin farklı rotalara kolaylıkla yönlendirilemediğini belirten Can, bu nedenle bazı gemilerin sefer yapamaz duruma geldiğini söyledi.

Krizin birkaç ay daha devam etmesi halinde Türk sahipli filonun ekonomik açıdan önemli kayıplarla karşı karşıya kalabileceğini savunan Can, sektörün desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Çiftçiye Destek Arttı: Yeni Rakamlar Açıklandı
Çiftçiye Destek Arttı: Yeni Rakamlar Açıklandı
İçeriği Görüntüle

PETROL TANKERLERİ İÇİN ÇEVRE UYARISI

Bölgedeki risklerin yalnızca ticari kayıplarla sınırlı olmadığına da dikkat çekildi. Ham petrol taşıyan tankerlerin hedef alınmasının Karadeniz ve Türk Boğazları açısından çevresel tehdit oluşturabileceği belirtildi.

Can, olası bir saldırı sonucunda denize yayılabilecek petrolün akıntılarla Türk Boğazlarına doğru ulaşabileceğini ve bunun ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi.

Deniz taşımacılığındaki aksaklıkların lojistik şirketlerini daha uzun ve pahalı güzergahlara yöneltebileceğini belirten Can, artan taşıma maliyetlerinin ürün fiyatlarına da yansıyabileceğini ifade etti.

BOĞAZ GEÇİŞ GELİRLERİ İÇİN KAYIP ENDİŞESİ

Can’ın aktardığına göre Boğazlardan geçen gemi sayısında da ciddi bir düşüş yaşandı. Günlük ortalama gemi sayısının yaklaşık 200 seviyesinden 30 ile 40 aralığına kadar gerilediğini öne süren Can, bu tablonun Türkiye’nin deniz geçişlerinden elde ettiği geliri etkileyebileceğini savundu.

Yıllık gelirin 800 milyon doların üzerinde olduğunu belirten Can, krizin uzun süre devam etmesi halinde bu rakamın 200 milyon dolar seviyelerine kadar gerileyebileceğini iddia etti.

YENİ TİCARET KORİDORU ÖNERİSİ

Yaşanan soruna çözüm olarak Karadeniz’de yeni bir güvenli ticaret koridoru oluşturulması önerildi.

Mustafa Can, daha önce uygulanan Tahıl Koridoru modeline benzer bir sistemin Türkiye öncülüğünde yeniden kurulabileceğini belirterek, güvenli deniz taşımacılığının sağlanmasının bölgesel ticaret açısından kritik olduğunu ifade etti.