Trabzonspor'a karlı dağdan kar bağışlayanların sayısı her geçen gün artıyor.
İşin ilginç tarafı, bazı isimler kapalı kapılar ardında söylediklerini artık ekranlar önünde de rahatlıkla dile getirebiliyor. Söz konusu Trabzonspor olunca herkesin dilinde aynı cümleler var:
"Trabzonspor canımız, ciğerimiz..."
Ancak iş icraata geldiğinde ortaya bambaşka bir tablo çıkıyor. Kulübün yanında durmak yerine ona yön vermeye, hatta ayar çekmeye çalışanları görüyoruz.
Trabzon Milletvekili Vehbi Koç'un son açıklamaları da tam olarak bu noktada dikkat çekiyor.
Trabzonspor, Antalya'da Türkiye Kupası'nı kazanırken zafer fotoğrafının içinde yer almakta sakınca görülmüyor. Kupayla verilen pozlar, yapılan kutlamalar, paylaşılan mesajlar eksik olmuyor. Ancak konu kulübün geleceğiyle ilgili kritik meseleler olduğunda ortaya farklı bir tavır çıkıyor.
Anlaşılan o ki Sayın Vehbi Koç, kendisini Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ile aynı noktada görüyor.
Oysa arada önemli bir fark var.
Ahmet Metin Genç, Yıldızlı'daki alan konusunda Trabzonspor için çözüm üretmeye çalışırken siyasi çevrelerden gelen eleştirileri ve baskıları göğüslemek zorunda kaldı. Trabzonspor lehine attığı her adımın ardından aynı yolda yürüdüğü siyasi yol arkadaşlarının hedefi haline geldi.
Bugün çıkıp kulübe yönelik değerlendirmelerde bulunanların ise böyle bir bedel ödediğini görmek pek mümkün değil.
Sayın Vehbi Koç'u hatırlıyorum...
Gençlik ve Spor Bakanı'nın Arsin'de katıldığı bir programda, kürsüden isimler sıralanırken neredeyse köy muhtarlarına kadar herkes anılmış, Sayın Koç ise el kaldırarak adının söylenmesini beklemek zorunda kalmıştı.
Ancak görünen o ki son günlerde yaptığı açıklamalar sayesinde artık böyle bir çabaya ihtiyaç duymayacak.
Çünkü Trabzonspor'a zarar veren açıklamaların ardından kendisini tüm Trabzonsporlular yakından tanıyacaktır.
Bir başka konu da kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan algı...
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Trabzonspor'a tahsis edildiğini açıkladığı bir alanın, sanki başka birileri tarafından kulübe bağışlanıyormuş gibi sunulması kimsenin gözünden kaçmıyor.
Bu algının nasıl oluşturulduğunu da, kimler tarafından servis edildiğini de Trabzon kamuoyu gayet iyi biliyor.
Belki bazıları, "Kimse yazmaz, kimse konuşmaz" diye düşünüyor olabilir.
Nasıl olsa bayramlarda, özel günlerde verilen ilanlar var...
Nasıl olsa bazı kalemler sessiz kalır...
Ama her zaman birileri çıkar.
Kimin gerçekten Trabzonspor'un yanında olduğunu, kimin ise yanında görünmeye çalıştığını yazar.
Çünkü Trabzonspor söz konusu olduğunda mesele sadece konuşmak değil, gerektiğinde bedel ödeyerek kulübün yanında durabilmektir.
Dip not: 20 yılda en az 20 tane çok değer verdiğim büyüğümden, "sana ekip kuralım, HaberTS'yi her yerde görelim." Şeklinde teklif almama rağmen buna hiç yanaşmadım. Nedeni ise, doğru bildiklerimi yazabilmek. Yazdığımda, benimle yol yürüyen kimseyi de mağdur etmemek adına... Bu yolda hesapsız kitapsız Trabzonspor'a sevdalı 3 tane çok değerli kardeşim ile gidebildiğimiz yere kadar yola devam ediyorum. Allah'a çok şükür ki, 20 yıldır 1 gün bile aralıksız HaberTS'yi ayakta tutuyoruz. Verdiğimiz bu mücadelenin hakkını teslim eden bütün okurlarımıza teşekkür ediyorum.