Depremden çok önceydi. Ahbap yeni yeni dernek oluyordu. Yapılan yardımlardan çok etkilenmiş, ve katkı sağlamak için üye olmak istemistim.
Günün sonunda Ahbap Trabzon whatsap grubuna alındım. Bir zaman sonra bir paylaşım yapıldı. Görme problemi olan bir genç yardım talep etmişti. Haluk Levent de Trabzondaki gönüllülerin gidip ihtiyacı teyit etmesini istemişti. Whatsapp grubunda bu işi yapmaya gönüllü var mı diye soruldu. Düzköy'ün uzak köylerinden biriydi. Gönüllü oldum. Bir arakadaş daha gönüllü oldu. O arkadaşın adını unutmak istediğim için unuttum. Dünyalar tatlısı, melek kalpli genç bir çocuktu. Akçaabatta buluşup, tek araba ziyarete gitmeye karar verdik. Yol neredeyse bir buçuk saat tutmuştu. Arkadaş, kendi hastaydı. Kemoterapiden çıkmış, yorgun ve bitkindi. Gittik gezdik gördük, fotoğraf ve raporlar sunduk.
İsmini unuttuğum arkadaşın whatsapp'ın bir durum paylaşıldı bir kaç hafta sonra. Kaybettik, mekanı cennet olsun. Ahbap il temsilciligi, bölge temsilciliği, genel merkez , derken Haluk Levent de bir taziye mesaji paylaştı genç arkadaş için. Hiç tanımıyorlardı belki, göz göze gelmemişlerdi, birlikte bir kahve içmemişlerdi. Seyahate çıkmamışlardı, mide bulantılarını ve arabasının yakın zamanda çikardigi masrafı bilmiyorlardi. Kemoterapinin nasıl bir şey olduğunu ondan dinlememişlerdi.
Sen ne yaptın be Haluk Levent. Ay kapkara oldu gamdan. Güneşi balçıkla sıvadın. Bu insanların duygularını, kalplerini, güvenlerini, inançlarını yıktın, insanlığı yıktın, insan vicdanını yıktın, onurunu yıktın. Sana inananların sarıldığı değerlerı yıktın. Keşke bir kaç milyar dolar meselesi olsaydı bu.
Göçük altında kalan kızının elini bırakmayan babayı yıktın. Göçük altındaki kızından gelen sesli mesajları hala dinleyemeyen babayı yıktın. Kabenin duvarlarını yıktın be Haluk.
Bunca iş değil senin, çig süt emmiş bir insanın, azılı katillerin, anasını babasını kesen canilerin bile yapabileceği kötülükler değil. Masumiyet karinesini de yıktın. Sen şahsi hesabından bir liralık bilr bahis oynayamazdın Haluk. Şahsi bir şeyin olamazdı senin Haluk.
Neye seviniyorum, iyi ki intihar etmemiş, bunalıma girip diyorum. Belli ki psikolojisi yitik.
Siyasi malzeme yapan aşağılık insanlara söyleyecek bir sözüm yok. İnsanlıktan nasiplerini almamışlar.
Çok üzgünüm. İnsan olarak. Bir insanın kendini bu hale sokmuş olmasından dolayı. Acınacak hale düşürmüş kendini. Acımaktan öteye gidemiyorum.
Kumar bataklığından çıkamayan, çırpına çırpına can vermekte olan bir insanın öyküsü bu.
Bu hikayeyi, KUMAR BAĞIMLILIĞI ekseninde ele almalı, ve gençliği kumar illetinden kurtarmak için 10 milyarlık bir ders çıkarmalı.
Haluk Levent'e yardımcı olunmalı. Psikolojik destekle hem kumardan kurtarilmalı, hem de bu rrzillikle nasıl başa çıkacağı konusunda yardımcı olunmalı.
Bu olayın mağdurları yardımseverler olsaydı keşke. Bu olayın mağduru Haluk Levent. Kendi kendine büyük bir suikast girişinde bulundu.
İnsanın kendine ettiğini, yedi düvel edemezmiş.
Ben ulaşmayan yardımım için hakkımı helal ettim. Umarım yardım bekleyen insanlar da gelmeyen yardım için haklarını helal ederler. Umarım Allah da affeder.
Çok üzgünüm.
Adını hatırlamadığım arkadaşımın öldüğü gün kadar.