Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, obezite ve tip 2 diyabet tedavisinde kullanılan GLP-1 reseptör agonistlerinin bağımlılık alanındaki muhtemel etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Semaglutid gibi GLP-1 grubu ilaçların yalnızca iştahı baskılamadığını belirten Özkaya, bu ilaçların beynin haz, motivasyon ve ödül mekanizmalarını da etkileyebildiğini söyledi. İlk araştırmalar, ilaçların yeme isteğinin yanı sıra alkol, sigara ve bazı maddelere yönelik dürtüleri azaltabileceğine işaret ediyor.
Bilimsel çalışmalar özellikle alkol kullanımı konusunda umut veren sonuçlar ortaya koysa da araştırmaların henüz sınırlı sayıda katılımcıyla ve kısa sürelerle gerçekleştirildiği belirtiliyor. GLP-1 ilaçlarının bağımlılık tedavisinde rutin biçimde kullanılabilmesi için daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç bulunuyor.

BEYNİN ÖDÜL SİSTEMİNİ ETKİLEYEBİLİYOR
GLP-1 reseptör agonistleri, vücutta doğal olarak salgılanan bir bağırsak hormonunun etkilerini taklit ediyor. Bu ilaçlar mide boşalmasını yavaşlatıyor, tokluk hissini artırıyor, insülin salınımını destekliyor ve iştahın azalmasına yardımcı oluyor.
Prof. Dr. Özkaya, ilaçların beyindeki ödül merkezleri üzerinde de etkili olabileceğini belirterek, dopamin sistemi üzerinden yoğun yeme düşüncelerini azaltabildiğini ifade etti.
Halk arasında “yiyecek gürültüsü” olarak tanımlanan sürekli yemek düşüncesinin, bazı kişilerde ilaç kullanımı sırasında belirgin biçimde azaldığı aktarılıyor. Bununla birlikte ilaç bırakıldıktan sonra iştah ve yeme isteğinin yeniden ortaya çıkabileceğine dikkat çekiliyor.
ALKOL VE SİGARA İSTEĞİNİ AZALTABİLİR
Yapılan küçük ölçekli klinik araştırmalarda semaglutid kullanan kişilerde alkol isteğinin ve bazı alkol tüketim ölçümlerinin plasebo grubuna göre azaldığı görüldü. Aynı çalışmada sigara kullanan katılımcıların günlük sigara tüketiminde de düşüş kaydedildi. Ancak araştırmada her ölçümde aynı düzeyde fayda elde edilmedi.
Güncel bilimsel değerlendirmeler, en güçlü bulguların alkol kullanım bozukluğu alanında bulunduğunu gösteriyor. Sigara, opioid ve uyarıcı madde kullanımıyla ilgili araştırmalar ise daha erken aşamada bulunuyor.
OPIOİD BAĞIMLILIĞINDA ARAŞTIRMALAR SÜRÜYOR
GLP-1 grubu ilaçların opioid kullanım bozukluğu üzerindeki muhtemel etkileri de inceleniyor. Gözlemsel verilerde madde isteği, doz aşımı ve kullanıma bağlı sağlık sorunlarında azalma görülebileceğine ilişkin bulgular bulunuyor.
Bununla birlikte bu veriler, ilaçların opioid bağımlılığını tedavi ettiği anlamına gelmiyor. Araştırmacılar, gözlemsel sonuçların neden-sonuç ilişkisini tek başına kanıtlamadığını ve kontrollü insan çalışmalarının tamamlanması gerektiğini vurguluyor.
RUTİN KULLANIM İÇİN KANIT YETERLİ DEĞİL
Prof. Dr. Özkaya, umut veren sonuçlara rağmen GLP-1 ilaçlarının bağımlılık tedavisinde standart bir seçenek olarak değerlendirilmesi için henüz erken olduğunu söyledi.
Çalışmalardaki katılımcı sayılarının sınırlı olması, araştırma sürelerinin kısa kalması ve hastaların ilaçlara farklı yanıtlar vermesi önemli belirsizlikler arasında gösteriliyor. Bu nedenle söz konusu ilaçların bağımlılık amacıyla doktor değerlendirmesi dışında kullanılmaması gerekiyor.
YAN ETKİLERE KARŞI UYARDI
GLP-1 ilaçlarının kullanımında mide bulantısı, baş ağrısı, baş dönmesi, mide ve bağırsak sorunları ile kalp atım hızında artış görülebiliyor.
Daha seyrek olarak ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini belirten Özkaya, hastaların tedaviye başlamadan önce mutlaka hekim değerlendirmesinden geçmesi gerektiğini vurguladı. Güncel araştırmalarda pankreasla ilişkili ciddi yan etkilerin seyrek görüldüğü, ancak dikkatle takip edilmesi gerektiği belirtiliyor.
GLP-1 ilaçlarının bağımlılık alanındaki gerçek etkinliği, uygun dozları ve uzun dönem güvenliği devam eden araştırmalar sonucunda daha net ortaya çıkacak.




