Trabzonspor’umuz, zorlu Başakşehir maçını sahadaki komutanı Salah’ın iki golüyle 2-1 kazandı.
Sezon başından beri zaman zaman gördüğümüz ama süreklilik sağlayamadığımız oyunun önemli bölümlerini bu maçta izledik. Fatih Tekke’nin dokunuşları karşılığını verdi, takımın sahadaki dengesi belirgin şekilde değişti.
Ancak futbolu konuşmadan önce hakemi konuşmak zorundayız.
Şansalan’ın Utanç Gecesi
Maçın özellikle ikinci yarısında ciddi bir hakem faciası yaşandı. Trabzonspor’un bana göre iki penaltısı verilmedi, Salah’a da son derece gereksiz bir sarı kart gösterildi. Ali Şansalan maçın kontrolünü sağlamak yerine egosuna yenildi ve kararlarıyla Trabzonspor’un sinir uçlarıyla oynadı. Hakem hata yapabilir, pozisyonu yanlış değerlendirebilir. Ancak hakemlik aynı zamanda maçın psikolojisini yönetebilme mesleğidir. Şansalan’ın bazı kararlarında bu olgunluğu göremedik.
Meselenin bir de uluslararası boyutu var. Salah’ın gelişiyle Trabzonspor’a yönelik ilgi Türkiye sınırlarını çoktan aştı. Salah yalnızca bir yıldız futbolcu değil, dünya futbolunun en tanınmış markalarından biri. Bunun sosyal medyadaki karşılığı ortada. Trabzonspor-Başakşehir maç özeti kısa sürede 1,6 milyon izlenmeye ulaşırken, Galatasaray-Erzurumspor yaklaşık 464 bin, Fenerbahçe-Konyaspor ise 423 bin civarında kaldı. Üstelik Trabzonspor maçı bu karşılaşmalardan bir gün sonra oynandı. Böylesine geniş bir kitlenin izlediği maçta Şansalan’ın Salah üzerinden otorite göstermeye çalışıyor görüntüsü vermesi son derece antipatikti. Sosyal medyada yabancı futbol takipçilerinin kararlarla alay etmesi de yalnızca hakemin değil, Türk futbolunun görüntüsüne zarar verdi.
Salah’a ayrıcalık tanınsın demiyorum; herkese uygulanan kural ona da uygulansın. Ancak milyonların izlediği bir dünya yıldızıyla gereksiz bir otorite savaşına girmenin Türk hakemliğine kazandıracağı hiçbir şey yok. Umarım diğer hakemler bu geceden gerekli dersi çıkarır.
Fatih Tekke’nin Dokunuşları
Trabzonspor’un oyunundaki gelişimde Fatih Tekke’nin önemli dokunuşları vardı. Birkaç maçtır aksayan Pina’yı kesmesi, Cabral’ı Dünya Kupası’ndaki rolüne daha yakın bir yerde kullanması ve orta sahayı Malinovskyi-Melih ikilisiyle kurması takımın dengesini değiştirdi. Özellikle merkezde daha dirençli bir Trabzonspor gördük. Önde Salah ve Onuachu gibi iki büyük silahınız varsa orta sahanın görevi sadece pas yapmak değildir; top kaybından sonra rakibi karşılamak ve bu iki oyuncunun hücumda daha özgür kalmasını sağlamak da gerekir.
Bouchouari Bu Takımın Orta Sahası Olabilir mi?
Bouchouari’nin en büyük problemi top kayıpları. Gereğinden fazla risk alıyor, zaman zaman yanlış pas tercihleri yapıyor ve temaslarda kolay yere düşerek takımın dengesini bozuyor. Maçın 81. dakikasında oyuna girmesine rağmen kısa süre sonra çok tehlikeli bir top kaybı yaptı; Başakşehir değerlendiremedi.
Önde Salah ve Onuachu’nun bulunduğu bir takımda merkez orta sahanın bu kadar kolay top kaybetme lüksü yok. Üstelik Bouchouari, top kazanma ve savunma pozisyonu alma konusunda da beklentileri karşılayamıyor. Yeni bir forvet için yabancı kontenjanında yer açılacaksa Rene ile birlikte ayrılığı düşünülebilecek isimlerden biri bana göre Bouchouari.
Bazı yorumcular Savic’in ayrılabileceğini söylüyor. Savic’in değeri yalnızca stoper performansından ibaret değil; kaptan olarak sahadaki ağırlığı, hakemlerle kurduğu ölçülü iletişim ve takım arkadaşlarını koruyan liderliği önemli. Böyle bir karakteri kaybetmenin saha ve soyunma odasında yaratacağı boşluk da hesaba katılmalı.
Zor bir karar. Kadronun içindeki dengeleri en iyi bilen Fatih Tekke ve bu konuda vereceği karara güvenmek gerekiyor.
Fabinho ile Eksik Parça Tamamlandı
Bugün açıklanan Fabinho transferi Trabzonspor orta sahasının seviyesini doğrudan yukarı taşıyacak bir hamle.
Sezon başından beri en acil ihtiyaç olarak gördüğüm 6 numara pozisyonu, çok ciddi bir kariyere sahip oyuncuyla son derece uygun bir maliyetle dolduruldu. Transfermarkt’ın güncel verisinde 32 yaşındaki Fabinho’nun piyasa değeri hâlâ 12 milyon euro. Trabzonspor ise bu transferi yalnızca 1,5 milyon euro imza parasıyla gerçekleştirdi.
Fabinho, Liverpool yıllarından beri üst düzey futbolun ne istediğini bilen, son yıllarda da Kanté ile aynı orta sahayı paylaşmış bir oyuncu. Kariyerinin bu döneminde hâlâ düzenli maç oynuyor ve ciddi bir sakatlık yaşamadığı sürece Trabzonspor’a en az bir-iki sezon önemli katkı verebilir.
Üstelik sadece top kesen bir 6 numara değil. Stoperlerin önünde doğru pozisyon alan, pas bağlantısını kuran ve takımın geri kalanına daha fazla özgürlük sağlayan bir oyuncu. Özellikle derbilerde ve Avrupa maçlarında Trabzonspor’un ihtiyacı tam olarak buydu.
Şimdi Sıra Forvette
6 numara sorunu Fabinho ile çözüldüyse şimdi sıra forvette. Ancak alınacak oyuncunun Onuachu’dan farklı özelliklere sahip olmalı. Hareketli, savunma arkasına koşabilen ve gerektiğinde Onuachu ile birlikte oynayabilecek bir santrfor, aynı profilde ikinci bir oyuncudan çok daha değerli olur. Böylece Fatih Tekke hem Onuachu’yu yedekler hem de gerektiğinde çift forvete dönebileceği yeni bir seçenek kazanır.
Asıl karar şu: Onuachu’nun arkasında bekleyecek bir oyuncu mu alınacak, yoksa formayı zorlayacak kalitede bir santrfor mu?
Onuachu konusunda ise hiç endişeli değilim. Birkaç hafta içinde ritmini bulup gollerini sıralayacağına inanıyorum. Kalitesi tartışılacak bir konu değil.
Bu Takımın Tavanı Yüksek
Ciddi katkı yapabilecek bir forvet de alınırsa Trabzonspor şampiyonluk yarışında rahatlıkla kalabilecek bir kadroya sahip olacak. Sakatlıklar makul seviyede kaldığı sürece ligi ilk iki içerisinde bitirmesi sürpriz olmaz.
Avrupa konusundaki beklentim de değişmedi. Bu kadronun en az çeyrek final seviyesini görebileceğine inanıyorum; yol Konferans Ligi’ne dönerse finali bile uzak görmüyorum.
Çünkü artık sadece iyi bir ilk 11’den bahsetmiyoruz. Alternatifleri olan, farklı sistemlere dönebilen ve Salah gibi tek başına maçın kaderini değiştirebilecek bir dünya yıldızına sahip Trabzonspor’dan bahsediyoruz.
Bu Sezonun Tadını Çıkarın
Son sözüm Trabzonspor taraftarına: Moralinizi bozmayın. Çok iyi bir takımımız, çok iyi bir hocamız ve ne yapmak istediğini bilen bir yönetimimiz var. Eksikler ve hatalar olacak, kötü maçlar da olacak. Ama takımın potansiyeli ortada.
Maçlara gidebiliyorsanız ne mutlu size. Bu sezonun tadını çıkarın.
Dışarıdan veya içeriden bu ahengi bozmak isteyenler olacaktır. Onlara verilecek en güzel cevap tartışmak değil, Trabzonspor’a daha güçlü destek vermektir.
Bu ahengi bozmak isteyenlere, Trabzonspor’a vereceğiniz destekle şamar atma kudreti damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
Baki selam.