Dünya sahnesinden bir figür daha eksildi. "Yenilmez" imajıyla pazarlanan, Hollywood’un aksiyon sahnelerinde her şeyi deviren, Batı’nın "yenilmez beyaz adam" mitinin taşıyıcısı Chuck Norris’in 86 yaşında Hawaii’de öldüğü duyuruldu.
Ancak konu sadece bir aktörün fiziksel ölümü değil; mesele, o ismin arkasında bıraktığı karanlık dostluklar, sırtını dayadığı kanlı ideoloji ve ömrünü adadığı Siyonizm hizmetkarlığıdır.
Modern çağın "dokunulmaz" sanılan piyonlarından biri daha, her fani gibi toprağın altına girdi ve mutlak adaletle yüzleşmek üzere ebedi yolculuğuna çıktı.
SİYONİZMİN KÖPEĞİ OLMAK VE ŞÖHRETİN KANLI BEDELİ
Yıllarca ekranlarda "kahraman" diye izletilen bu şahıs, gerçek hayatta mazlumların kanını döken bir rejimin en sadık, en militan destekçilerinden biriydi. Binyamin Netanyahu ile olan samimi pozları, İsrail’in işgal politikalarına verdiği açık destek ve Siyonist rejimin bekası için yürüttüğü lobi faaliyetleri tesadüf değildi.
Bugün dünyada kim Siyonizm’in tasmasını boynuna takarsa, karşılığında önüne atılan kemik bellidir: Para, makam, şan ve şöhret!
Norris ve onun gibiler, bu kanlı sofradan beslenerek küresel birer ikon haline getirildiler. Hollywood’un bu isimleri parlatması, sadece bir sinema başarısı değil, aynı zamanda Siyonist ideolojinin kitleleri uyutma projesidir. Onlar, İslam coğrafyasında binlerce masum katledilirken alkış tutan, işgal füzelerine methiyeler düzen bir sistemin parçasıdır. Unuttukları bir şey var; Siyonist efendilerinin onlara sağladığı bu geçici parıltı, cehennemin ateşini söndürmeye yetmeyecektir. Siyonizm, sadece bir siyasi hareket değil, insanlığın onuruna sürülmüş bir lekedir. Bu lekeye ortak olan, bu zulmü alkışlayan her kim varsa, tarihin çöplüğünde ve inancımızın vaadinde hak ettiği yeri alacaktır.
ENTRİKALAR VE KAÇIRILAN DEVRİMLER BAKIMINDAN TARİHİ HESAPLAŞMA
Müslüman coğrafyanın bugünkü sancılarının kökeninde, geçmişteki ihanetler ve Siyonist lobilerin sinsi planları yatar.
Tarih boyunca İslam dünyasının liderleri; modernizasyonu yakalamak, sanayi devrimini kendi topraklarında yeşertmek, bağımsız ve yerli bir ekonomi kurmak için her hamle yaptıklarında karşılarında Siyonizm’in hizmetkarlarını buldular.
Osmanlı’nın son döneminden itibaren başlayan bu kuşatma, Müslüman zihnini felç etmeyi hedeflemiştir.
Sultan Abdülhamid Han’ın Filistin topraklarını koruma azmine karşı örülen duvarlar, aslında bugün Gazze’de örülen duvarların ilk tuğlalarıydı.
Ne zaman ki bir lider "Kendi uçağımızı, kendi tankımızı, kendi teknolojimizi üretelim" dese; ya bir askeri darbeyle, ya ekonomik suikastlarla ya da içimizdeki satılmış hainleri kullanarak o lideri tahttan uzaklaştırdılar.
Birinci ve İkinci Dünya Savaşları’nın galibi, sahada çarpışan askerler değil, o savaşların finansmanını sağlayan ve sonucunda kutsal topraklarımızı işgal eden Siyonist sermayedir.
Onlar kazandıkça insanlık kaybetti; çünkü onlar teknolojiyi ve parayı, masumların kanını dökmek ve kendilerine köle ruhlu "köpekler" devşirmek için kullandılar.
Bugün Chuck Norris gibi isimlerin bu kadar yüceltilmesinin sebebi de budur: Batı’nın kurguladığı bu çarpık düzende Siyonizm’e biat eden, zirveye taşınır.
SİYONİSTİN TASMASINI TAKAN DÜNYA DÜZENİ
Bugün sadece Amerika’da değil, Avrupa’dan Asya’ya kadar dünyanın dört bir yanında Siyonizm’in tasmasını takmış bir "köpek sürüsü" mevcuttur.
Bu güruh, Siyonistler bebek öldürdüğünde kılıf uydurur; Siyonistler soykırım yaptığında ayağa kalkıp alkışlar.
En gelişmiş füzelerle, yapay zeka destekli teknolojilerle Müslüman toprakları işgal edilirken, bu tasmalı medya figürleri ekranlara çıkıp "demokrasi" ve "savunma hakkı" masallarını anlatırlar.
Siyonizm’in en büyük silahı mermi değil, algıdır.
Sinemayla, müzikle, sosyal medyayla gençliğin zihnini iğdiş ederler. Bu tasmalı köpeklerin görevi, Siyonist vahşeti normalleştirmektir. Onlar, katillerle el sıkışırken "barış" kelimesini ağızlarından düşürmezler. Oysa ellerindeki o kan, ne Hawaii’nin denizinde ne de Hollywood’un ödül törenlerinde temizlenebilir.
DİNSİZLİK, AHLAKİ ÇÖKÜŞ VE SAPKINLIK PROJESİ
Siyonizm’in nihai hedefi sadece toprak işgali değildir; asıl hedef ruhların ve zihinlerin işgalidir.
Bu yüzden bu "Siyonist köpekleri", her platformda dinsizliği, ateizmi ve ahlaki çöküşü savunurlar.
Siyonist, Allah’a, Kur’an’a ve Peygamber’e açıkça düşmanlık yapar; bu köpekleri ise en başta havlamaya başlar.
Toplumlarda aile yapısını bozmak, cinsiyetsizliği yaymak, uyuşturucuyu ve fuhşu normalleştirmek Siyonist bir projedir.
Çünkü ahlakı çökmüş, inancı zayıflamış bir toplumu gütmek çok daha kolaydır. Bu figürler, modernizm adı altında bu zehri gençliğe enjekte ederler.
Onların dini paradır, peygamberleri makamdır, kutsalları ise şehvettir.
Her şey daha fazla güç, daha fazla sapıklık ve daha fazla dünyalık için yapılır. Bu ahlaki çöküşün mimarı Siyonizm, uygulayıcısı ise onun dünyaca ünlü yaptığı piyonlarıdır.
MEDYA VE TEKNOLOJİYLE GELEN İHANET
Bugün teknoloji, Siyonizm’in elinde bir kırbaç gibi kullanılmaktadır. Müslüman ülkelerin savunma sanayilerini baltalayanlar, aynı zamanda medyadaki "Siyonist köpekleri" aracılığıyla işgalin psikolojik zeminini hazırlarlar. Televizyon kanallarının, haber ajanslarının ve dijital platformların pek çoğu; Siyonist çıkarların bekçiliğini yapmaktadır.
Bir yanda çocukların üzerine yağan misket bombaları, diğer yanda bu bombaları "özgürlük getiren füzeler" olarak pazarlayan Chuck Norris tipli figürler...
Bu nasıl bir vicdan tutulmasıdır? Bu nasıl bir haysiyet yoksunluğudur?
Kendi ırkını üstün gören, diğer tüm insanları köle (goyim) olarak kabul eden bir ideolojiye hizmet etmek, insanlık dışı bir zilletin zirvesidir.
GEBERENLERİN ARDINDAN CEHENNEMİN MUTLAK ADALETİ
Eee, Siyonist köpekler de elbette geberecekler! Ölüm, kaçamayacakları tek gerçektir. Geberdiklerinde Allah’ın vaadi değişmez; Allah’ın izniyle hak etmiş oldukları cehenneme girecekler. Siyonist ve Siyonist köpeklerin cehenneme girmelerinde hiçbir beis yoktur, çünkü Allah zalimlere acımaz.
Chuck Norris’in Hawaii’deki lüks hayatı, o lüksün içinde aldığı son nefes, aslında bir devrin kapanışının sembolüdür. “Zulümle abat olanın akıbeti berbat olur.” Mazlumun ahı, okyanusları aşar, o lüks villaların içine girer ve zalimi boğar. Allah'ın kanunu bellidir: "Zalimler için yaşasın cehennem!"
UYANAN BİR COĞRAFYA VE KAÇINILMAZ SON
Siyonist ve onun işbirlikçileri için yolun sonu yaklaşıyor. Belki bugün paraya, teknolojiye ve medyaya hükmediyorlar; ama insanlığın vicdanındaki o büyük mahkemede çoktan mahkum oldular. Siyonizm’in köpeği olanlar, bu dünyada saraylarda yaşayabilir, milyonlarca hayran edinebilirler; ama ölüm geldiğinde o şan ve şöhret onları kurtarmaya yetmeyecektir.
Geberip gittiklerinde arkalarından dökülen gözyaşları, sadece kendi türünden olanların sahte gözyaşlarıdır. Mazlumun ahı ise asla yerde kalmaz.
Chuck Norris’in ölümüyle bir kez daha hatırlıyoruz ki; Siyonizm’e hizmet edenlerin sonu, ebedi bir hüsrandır. Allah’ın izniyle, bu zihniyetin ve onun hizmetkarlarının gideceği yer, hak ettikleri cehennem çukurudur.
Siyonist rejimin tüm dostlarına, tüm piyonlarına ve tüm alkışçılarına sesleniyoruz: Firavunlar öldü, Karunlar bitti, Nemrutlar tarihe gömüldü. Sizin sonunuz da farklı olmayacak. Toprak sizi de yutacak, tarih sizi de lanetleyecek ve ilahi adalet sizi de en ağır şekilde cezalandıracaktır.
Bir leş daha gitti, geriye kalanlar da vakitlerini bekliyor.
Zafer, er ya da geç inananların ve adaletin yanında olanlarındır!
Hakan MUHTAR