Sonunda beklenen oldu ve Trabzonspor ile Mustafa Reşit Akçay’ın yolları ayrılmak zorunda kaldı…
Sezona büyük umutlarla başlayan Trabzonspor (yeni) yönetimi, başta yeniden yapılanma adına Mustafa Reşit Akçay ile bu adımın ilk ayağını oluşturuyordu.
Lakin gerek oyuncu kadrosu, gerek yönetimin malum ekonomik zorluklar nedeniyle ve gerekse beklenen Kupa’nın şehre ve camiaya kattığı sıkıntılar, bugünlerin sanki o günlerden habercisi gibiydi.
---------
‘’ Evet, bu satırların yazarı da ona elveda diyenlerden; lakin ben hoca için en doğrunun bu olduğuna inanarak ‘’ Güle Güle Mustafa Hoca ‘’ dedim, farklı Akhisar maçı sonrası…
Pişman mıyım?
Asla!...’’
---------

Öncelikle adam gibi adam olan Sayın Mustafa Reşit Akçay’a bundan sonraki futbol hayatında başarılar diliyoruz.

Belki Trabzonspor’a oyunsal katkının yanında, düşünsel anlamda da  çok şeyler katıp, hatta sınıf atlatacak bir isimdi Mustafa hoca.
Fakat bazen iyi ve başarılı hoca olmak için bütün bu hasletlerin olması da yetmeyebiliyor.

Belki bu altı kaygan düzene ayak uyduramadı hoca ya da Süper Lig deneyimsizliğinin kurbanı oldu da diyebiliriz, bu bilge insan için.

Öyle ya da böyle, Trabzonspor tarihinden ( güzel bir adam ) ‘ Mustafa Reşit Akçay ‘ geçti…
Onu ne yapıp edip futbolun biraz daha akademik kısmında tutmanın ivedi yolları aranmalı!
Futbolun sadece futbol olmadığını gençlere gelişim sürecinde anlatacak tek kişi Mustafa Reşit Akçay hocadır.
Ve hoca benim için Türkiye’de  ‘  Ferrarisi’ni Satan Bilge ‘’ adam olarak gönlümün arşivinde hep kalacaktır…

Şimdi…
Trabzonspor için zor günlerin ikinci perdesi başladı.
Sportif anlamda dibe çökmüş bir Trabzonspor için hoca arayışlarını basından takip ettiğim kadarı ile günün üzerini örtmek için boş hamleler savrulduğunu görmekteyim.
Bunlara hiç lüzum yok aslında, Trabzonspor’un dışarıdan en azından an itibari ile hocaya ihtiyacı yoktur.
Hami Mandıralı bu işinden pekala gelebilir diye düşünüyorum.
Hamdi Arslan’ın da lig sonuna kadar yanına yardımcı olması sağlanırsa, Trabzonspor’un en azından şu kaosu en az hasarla atlatacağına inanmaktayım.
Çünkü Hamdi Arslan yorumculuğu münasebetiyle Trabzonspor’u sezon boyunca hep izlemiş ve yorumları ile de herkesin beğenisini kazanmıştır.

Hoş, bundan daha kötü günleri yaşamadı mı Trabzonspor?
Elbet yaşadı, fakat her defasında da küllerinden yeniden doğmuştur ve bunu da daima içinden çıkardığı kahramanlarıyla başarmıştır.
Yeri geldi Oğuz Çetin, Bülent Korkmaz, Rıdvan Dilmen, Tayfur Havutçu ve daha bir genç çiçeği burnunda hoca adayları camialarının verdiği sorumluluktan kaçmayarak ateşten gömleği giydiler üstlerine.
Ha başarılı oldular mı, bu tartışılır, lakin bizim bu camia olarak bu şansı Hami Mandıralı’ya vermemiz gerekiyor.
Çünkü ona vefa borcumuzda var, onu yeşil sahalardan erken koparanlara inat bugün Hami hoca ile Trabzonspor yola devam etme kararı almalıdır.
O ki Hakan Şükür kadar sene futbol oynanaydı ben inanıyorum ki, onun rekorlarına asla kimse yetişemezdi.
Türlü oyunların oynandığı ülkemizde kısıtlı imkanlarla Türkiye nin en çok gol atan bana göre en iyisi Hami hoca bugün rüştünü ıspatlamak için seçicilerden görev bekliyor.

Ve Hami Mandıralı ismi an itibariyle Trabzonspor’u macera aramaktan kurtaracaktır. Yaşı ve gençliği ve de toyluğu onun en büyük avantajı olacaktır.
Kaptan Onur ve Hami hoca bu yükü kaldıracaklardır…
İş şöyle içten bir besmele çekilsin, gerisi ilkbahar olacaktır Trabzonspor’a..

Evet, ben kendi fikrimi paylaştım, elbet seçiciler ne der bilinmez!
Lakin bir zamanlar ‘’ hamili kart yakinimdir ‘’ diye referans verilirdi birileri bir yerlere yerleştirilirken; o hesap, Hami Mandıralı gibi dev bir ismin ne referansa ne de torpile ihtiyacı vardır.
Onun en büyük referansı Trabzonspor’dur, torpili ise bordo mavi milyonlarca gerçek Trabzonsporlunun yaşayan en büyük efsanelerinden biri olmasıdır…

Hami hoca yüreklerin olduğu kadar düşlerimizin de yakinidir!
İlgililere önemle duyurulur…