Muharrem Usta’yı severiz veya sevmeyiz. Doğrularından çok yanlışları da olabilir. Her ne kadar kendisi kabul edip bunları açıklamasa da.



Şimdi ben açıklayayım.



Birincisi Trabzonspor’u yöneteceği yönetimi oluşturmak yerine, “Trabzonspor’a başkan olayım” yönetimi oluşturdu.



Şuan Ahmet Ağaoğlu’nun yerinde Muharrem Usta olsa eminim, seçildiği yönetiminde yer alan isimlerden en fazla 3 tanesini yanına alırdı. O da en iyimser düşünüyorum da böyle diyorum.



İkincisi, popülist transferler…



Bende bir taraftar olarak çok istedim Sosa’yı Kucka’yı Burak Yılmaz’ı



Ama benden yönetici olmaz. Hatta gazeteci bile zor oluyor.



Çünkü ben taraftarım. Mesela kupa maçımız öncesinde Juventus'u yenebileceğimizi de düşünenlerdenim. Yani realist düşüncemin çoğu zaman duygularım önündedir.



Ama şuan realist düşünerek bu yazıyı kaleme alıyorum. Buna emin olabilirsiniz.



Ben tribünde maçı izlerken aldığım zevki başka yerde alamıyorum.



Tezahürat yaparken aldığım zevki başka yerde alamıyorum.



Ama yönetici ve başkan ayağını yorganına göre uzatmalıydı.



Ayranımız yok içmeye bizim kulübü emanet ettiklerimiz taht-ı revanla gitti.



Sonuç olarak tatlı tatlı yedik ve şimdi acısını çekiyoruz.



Üçüncüsü, herkesle iyi geçinme çabası



İbrahim Hacıosmanoğlu, göreve geldikten en fazla 3 ay sonra en ağır şekilde muhalefet başlamıştı. Bende dahil olmak üzere herkes karşısındaydı. O kadar yalnız bırakılan bir başkan olarak yaptıklarına baktım ve kendisini en saygı duyduğum başkan olarak görmeye devam ettim.



Kamu denetçileri tarafından denetlemede usulsüzlük tespiti sonrası Sadri Şener’e açılan davanın peşini bırakması için eminim ki İbrahim Hacıosmanoğlu’na çok baskı yapılmıştır. Ama İbrahim Hacıosmanoğlu davayı geri çekmemiş, ”eğer bende de bir usulsüzlük tespit edilirse hakkını yeni seçilen yönetim arasın” mesajını net vermişti.



Tabi bu duruşun bir karşılığı da olacaktı ki oldu. Sadri Şener’e gönülden bağlı olanlar kalktılar ayağa ve Hacıosmanoğlu’na yapmadığını bırakmadılar. 



Neyse sonra Muharrem Usta göreve geldi ve herkesle iyi geçinebilmek adına ilk icraatlarından biriydi Sadri Şener’in büyük yara alacağı davanın üstünü örtmesi. Keza örttü de. Herkesle iyi geçineceğini sanan Muharrem başkanımız, ilk darbeyi ilk jesti yaptıklarından yedi.



Sadri Şener, Trabzonspor’u şampiyon yaptı. Kupalar kazandırdı. Bundan her Trabzonsporlu gibi gurur duyuyorum. Ama bu Trabzonspor’u borç batağına sürüklediği, takımı faiz belasına sapladığı gerçeğini değiştirmiyor.



Ayrıca 2010-2011 sezonunda takım 9 puan önde devreye girerken, yönetimi değiştirdiği. İcazetle Nevzat Şakar’ı asbaşkan olarak göreve getirdiği gerçeğini de değiştirmiyor.



Şimdi gelelim bugüne.



Adaylık konusunda ismi geçen Ahmet Ağaoğlu’nun maddi olarak gücü yok. Yönetimine gireceğini duyduğum isimlerin de maddi olarak Ahmet Ağaoğlu’ndan farkı yok.



Durum böyle iken (Kulübe sıcak 150 milyon tl lazım) Ağaoğlu gelirse ne olur diye düşünmek lazım.



Muharrem Usta kulübü yönetemiyordu belki ama idare ediyordu.



Cebinden çıkartıp trilyonları verip anlık krizlerin önüne geçebiliyordu.



Eminim transfer yasağı ile alakalı hemen içinizden eleştirmişsinizdir beni. Şuna emin olun Trabzonspor'un transfer yasağı en hayırlısı olanıdır. Ama maalesef o yasak çok rahat kalkacak bir yasak.



Şimdi gelecek olan yönetimin anlık krizi önleyecek sıcak parası yok



Siyasetten beklenti içine girildiğini görüyorum.



Siyaset, projesiz destek veremez. Keza, Akyazı Stadı'nı bize devretmeyenlerden kira talep edenlerden bunu beklemek çok anlamsız geliyor bana.



Zaten Trabzonspor'un sıkıntısını çözecek rakamların 10'da 1'ini destek alınması halinde Anadolu takımları da İstanbul takımları da ayağa kalkar. Bunu da, daha hakkımız olan kupamızı teslim edemeyenler göze alamaz.



Bunları düşünerekten Muharrem Usta’yı aradım ve başkanlık görevini Aralık ayına kadar devam etmesi gerektiğini düşündüğümü belirttim. Hatta ısrar da ettim. Fakat istediğim cevabı alamadım. Kendisinin fazlasıyla yıprandığını gördüm. Helallik isteyerek görüşmeyi sonlandırdım.



O kadar eleştirdiğim birinin neden devam etmesini istediğimi merak edenler için de yazayım.



Adamın sıcak parası var.



Trabzonspor’un da sıcak paraya ihtiyacı var.



Kolay kolay da cebindeki parayı Trabzonspor'a vereni bulamayız. Çünkü başkanlık görevi yapan biri tarafından Trabzonspor'a verilen borcun alınma ihtimali, çölde kutup ayısıyla karşılaşma ihtimali gibi.



Muharrem Usta’da çıkartıp cebinden kulübe para veriyor. Trabzonspor’a verilen paranın geri alınamayacağını, alınsa da kolay alınamayacağını herkes bilir. Bunu bilerek kulübe desteğini veren ve anlık krizlerin önüne geçen Usta’nın görev süresini doldurmasını istedim.



Şimdi Usta istifa etsin diyenler 7 aylığına gelen yönetimin neler yapacağını görecekler.



İnşallah ben yanılırım ama bizi zor günler bekliyor. Allah yardımcımız olsun.



Neyse bu yazım burada dursun. Belki yıllar sonra açıp okursunuz ve dersiniz ki.



“Muharrem Usta’ya haksızlık etmişiz. Adam yine iyi idare etmişti kulübü.”



Muharrem Usta’ya yapılan haksızlıkların kat ve kat fazlasının yapıldığı İbrahim Hacıosmanoğlu’na bugün haksızlık yapıldığını bir çoğumuzun fark ettiği gibi.



SON SÖZÜM



Trabzonspor’un yıllık ödediği faize bakıyorum da, Allah yardımcımız olsun.



İbrahim Hacıosmanoğlu ve Muharrem Usta’nın oldu. Öyle ya da böyle kulübü idare edebildiler.



İnşallah bundan sonra gelecek başkan da bu şekilde kulübü en azından idare edebilir.



Şimdi görüyorum. 6 aylığına borcun altından kalkabilecek isimler yönetici de başkan da olmak istemiyor.



Aralık ayına kadar yaşanacak her krizden "Usta istifa etsin" diyenler sorumludur.